Giriş
(7)

chatgpt vs claude

fakyoras
selam,su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (
selam,

su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (belki premium olmadigi icindir, chatgpt'teki subscription'im devam ediyor ve o daha iyi cikti verdi)

bu ikisini kullananlar hangisini onerir? internette herkes sanki sirketler para oduyormus gibi militan olmus :) bir ayligina deneyip memnun olmazsam chatgpt'ye de donebilirim tabi.

simdiden tesekkurler!
-1
fakyoras
(22 saat)
claude opus 4.6'nın zekası hepsini döver. belki gemini 3.1 pro yaklaşabilir. açıkçası artık gündelik işlerde temel kodlamada falan yetersiz kalacak bir model yok. ama geçen gün claudea bir iş yaptırdım kodu yazdı test etti yok olmadı dedi bir daha yazdı 127 tane test yaptı hepsi pass olunca tamam al kullan dedi. bezen o kadar derin mantıksal bağlamlar kuruyor ki şaşırıyorum.
0
orpheus
(22 saat)
Claude sözel konularda daha rasyonel ve net, sayısal konularda özellikle kodlamada gpt ve gemini’nin fersah üzerinde
0
avatar is back
(21 saat)
gonlume su serptiniz :) 16sinda chatgpt bitiyor, biter bitmez yapayim claude permium.
0
🌸fakyoras
(21 saat)
Daha iyi fakat çok yavaş. En azından uydurmuyor tabi çok kompleks bir işlem yaptırmadım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(21 saat)
(bkz: qwen)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15 saat)
Claude net daha iyi tabii ki tartışılmaz da, limitleri çok düşük. $20'lik versiyonu hemen bitiyor, insanlar $200 falan veriyor.

Ek olarak, evet chatgpt pislik; ama geri adım attılar. Tüm bu olaylar "domestic surveilance" için geçerli. Yani ikisini de bizleri izlemek için kullanıyorlar, claude sadece amerikan vatandaşlarının izlenmesine karşı.

Ben her türlü gemini kullanıyorum zaten hem ucuz hem daha iyi chatgpt'den (kod yazıyorsanız claude modeli de var içinde)
0
aguen
(11 saat)
benzer şekilde ChatGPT'den Claude'a geçtim OpenAI'ın ABD savaş bakanlığına entegre edilmesi sonrasında. Gayet iyi sonuçlar aldım ve şimdilik ChatGPT'ye göre daha memnunum.
0
but that was just a dream
(11 saat)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+2
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(10)

balkan turları hakkında ne düşünüyorsunuz

ted
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kend
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kendimiz gitmemiz mi? araç olmayacak. kafamı kurcalayan da bu balkanlarda şehirler arasında toplu taşıma ile şehir değiştirirken zorlanır mıyız?
0
ted
(01.03.26)
Turun fiyatına ve kalitesine bağlı, ben hiç turla gezmedim ama balkanlar için mantıksız da diyemem. Balkanlarda otobüsler çok yavaş, Split-Saraybosna gittik 7 saat falan sürdü 250 km yol halbuki. Tur otobüsüyle de yavaş olacak nispeten ama bu kadar da olmaz. Yer yer otobanlar da var tabii her güzergah böyle değil, nelere gideceğinize bağlı.
0
mbond
(01.03.26)
Tura katılmadım ama mantıklı gelmiyor bana. Kalabalık bir grupsanız belki. Ama yine de tercih edilmez. Tur şöyle oluyor sanki : 3-5 saat otobüste git. Bir yeri gör, bir kaç saat serbest zaman. Sonra tekrar 3-5 saat yol.

Balkan biletleri ucuz. Her şeyi online halledebilirsiniz. Otel, araba, turistik turlar vs. Tek seferde bir ya da bir kaç ülke gezin. Zaten bir süre sonra alışırsınız.

.
-1
kartallar yuksek ucar
(01.03.26)
Ben geçen sene bu turlardan birine katıldım. İyi ve kötü yanları var bence siz karar verin.
İyi yanları: 7 gece olan turlarda her şey dahil oluyor, tüm geziler ve akşam yemekleri dahil. Her ülkede para birimi farklı, rehber hemen döviz bürosuna götürüyor, yardımcı oluyor. O bölgenin tarihi ile ilgili detaylı bilgi veriyor. Rehber iyiyse tur güzel geçer.

Kötü yanları: Tura katılan birkaç kişi sıkıntılı olup tatili mahvedebiliyor, şans. Otellerde akşam yemekleri çoğunlukla tavuk oluyor. Bazı oteller iyiyken bazıları aşırı kötü olabiliyor. Size boş zaman veriliyor ama 1 saat gibi sınırlı bir süre oluyor, her şey koşturmacayla geçiyor.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(01.03.26)
Türk islam sentezi eserler var. Sultan Ahmet i dolmabahçe sarayını gezmek gibi. İlginç değil Türkler için. Aynı kültürü görmek için binlerce km yol gitmek.
-1
luluki
(01.03.26)
Daha bugün üsküpten geldim. Tur değil. Herhangi bir turu mantıklı bulmuyorum. Kendiniz gezin.
0
messina123
(01.03.26)
ab hindistan'lılara bile ikamet ve çalışma izni verirken şengen alamayan 31 iq beyaz yakanın yeni mekke'si. gidenin, gittirenin zerre kadar aklı yok.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
ben hiç turla seyahat etmedim ancak balkan turuna katılan bir arkadaşım memnun ayrılmıştı. denildiği gibi serbest zaman oldukça kısa oluyormuş , daha çok kompakt bir şekilde tarihi yerleri görmek ve belli aktiviteleri daha turistik şekilde yapmak için tercih edilebilir gibi duruyor. bu noktada biraz beklentiler devreye giriyor sanırım yani mesela ben bu kadar katı yapıda seyahat sevmiyorum kendim program yapmayı isterim saatimi, gitmek istediğim yerleri vs ve kendim keşfi seviyorum, ama derseniz ki 3 günde temel tarihi yerleri göreyim kalabalıkla , bana anlatsınlar vs o zaman tur size uygun olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Ben 2 defa balkanlara gittim. Biri 2019’da diğeri de geçen sene. Baştan belirteyim Hollanda’da yaşıyorum ve Avrupa’da hemen her yere gitmişimdir. Avrupa dışında da seyahatlerim oldu. Sorduğunuz basit bir soruya niye bu kadar saçma sapan aşırı tepkiler verilmiş sahiden anlamak zor.

Ben 2 gezide de inanılmaz keyif aldım. Hala da çok iyi hatırlıyorum, tekrar gitmek istiyorum. Oldukça ilginç yerler. Mesela kilise ve cami birçok şehirde yan yana görebilirsiniz dünyada belki. Ama bu bölgede köylerde bile durum böyle. Etnik, dini ve kültürel çeşitliliğin sonuna kadar gözlemlenebileceği bir bölge. Doğası muhteşem, yemekler güzel, insanı da cana yakın.

Ben turla gitmedim, ama gitseydim küçük gruplarla düzenledikleri için şu turu tercih ederdim: stmtur.com

Toplu taşıma sıkıntılı biraz bu sebeple iki gidişimde de araç kiralama yoluna gittik. Yollar da çok kötü bu arada. Tamamen tek gidiş tek geliş 70-80 km hızla gidebiliyorsunuz en fazla. Flixbus her yere gidiyor galiba ama. Saatleri uyarsa tek başına gitmek daha iyi bir deneyim olur bana kalırsa. Zira turla gittiğinizde yerel insanlarla etkileşiminiz daha sınırlı olacak; bu da deneyiminizin kalitesini azaltacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.
0
but that was just a dream
(02.03.26)
turla gittim harika bir deneyimdi. ufak bir turdu. turun en güzel tarafı sizi disipline etmesi. yani sabah biraz daha yatayım, yok oraya sonra giderim gibi durumlardan kurtarıyor. mis gibi erken uyanıp topluca kahvaltını yapıp doğruca yola koyuluyorsun. üstelik nerede kalcam, hangi arabaya binicem, ya neresiydi burası derdi olmuyor. yolculukta otobüste çok güzel uykunu alıyorsun. ben bi daha gitsem yine turla giderdim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
balkanlarda yaşıyorum, bir çok rota var. turla gitmek pek bana göre değil özgürlüğümü kısıtlıyormuş gibi hissediyorum. kaç günlük gideceksiniz bilmiyorum fakat bosna karadağ rotası güzeldir. onun dışında sırbistan yaparsanız sadece sırbistan'la yetinmek durumunda kalacaksınız orada da belgrad-novi sad yapabilirsiniz fakat belgrad'ta şu aralar eylemler var. araç kiralarsanız tiran'a inmenizi tavsiye ederim çünkü araba kiralaması çok kolay ve ucuz. 2 rota çizeyim size ona göre karar verin.

araçsız:
saraybosna mostar trebinje herceg novi kotor budva. dönüş tivat veya podgarica üzerinden türkiye.

araçlı: Tiran işkodro bar budva kotor herceg novi trebinje(vakit varsa mostar ve saraybosna fakat dönüş çok yorucu olur.)

otobüsler araba kiralamaya göre çok daha pahalı kalıyor ve pek vaktinde geldiklerini söyleyemem.

yeşil pasaportunuz veya schengen vizenizin olmadığını varsayarak yaptım bu rotaları. ben kendim dubrovnik'te yaşıyorum eğer ab girişte problem yoksa dubrovnik bu listeye girmek zorunda.
+1
dirildimde geldim
(02.03.26)
(12)

Birlikte Yurtdışı gezi seçimi yapalım mı?

luluki
Geçen yıl italya ya gittik, hastası olduk. Bu yaz farklı bi bakış açısı olsun ( populer kültür, şık mimari, doğa) diye düşünüp paris brugge amsterdam ı seçmeyi düşündük fakat fiyat yüksek çıktı.Rotayı mecburen prag viyana budapeşte ye çevirdik.Paris amsterdam burugge a git 2. rotayı ertele çok şey
Geçen yıl italya ya gittik, hastası olduk. Bu yaz farklı bi bakış açısı olsun ( populer kültür, şık mimari, doğa) diye düşünüp paris brugge amsterdam ı seçmeyi düşündük fakat fiyat yüksek çıktı.
Rotayı mecburen prag viyana budapeşte ye çevirdik.
Paris amsterdam burugge a git 2. rotayı ertele çok şey kaçırırsın mı diyorsun?
Yoksa prag buda viyana de seni idare eder çok fark yok mu dersin?
Temmuz da ailecek gidilecek.
Merakla cevaplarınızı bekliyorum.
-2
luluki
(01.03.26)
İmkanlarınız hangisine el veriyosa ona gidin, Avrupa şehirleri çok ilginç hem hepsi birbirine benziyor, hem de hepsi kendine has. Prag'ı temmuz ayında görmüştüm ve çok sevmiştim, idare etmekle ne kastettiğinizi tam anlayamadım, Viyana'yı gördüyseniz Paris'e gitmeye gerek yok denemez elbette, imkanınız olduğunda diğer şehirlere de gidersiniz.
+2
(01.03.26)
Avrupa şehirleri çok ilginç hem hepsi birbirine benziyor, hem de hepsi kendine has. +1

İlk rotada Paris ile Brugge hiç görmedim ama sadece Paris hiç ilgimi çekmiyor uzun zamandır. İkinci rotada ise bütün şehirleri gördüm, sadece Viyana sarmadı. Prag ile Budapeşte muazzamdı.

Kendi adıma konuşursam; Viyana, Prag ve Budapeşte'yi tercih ederim. En çok sevdiğim şehir olan bende yeri ayrı Amsterdam'a rağmen ikinci rotayı seçerim.

Amsterdam ile Brugge güzel bir ikili oluştursa da Budapeşte ile Prag karşısında bir adım geride bence.
0
put it in your appropriate place
(01.03.26)
temmuz'da cluj-napoca'da electric castle festivali var.
inceleyin.
ha kesin yağmur da yağar ama festival ortamı iyidir.
cluj şehri de eğlencelidir.
istanbuldan direkt uçuş var.
0
rain when i die
(01.03.26)
zaten, paris, brugge, amsterdam şehirleri arasında mesafe var. ulaşım vs. aileyle o kadar kolay olmaz. brugge maksimum 1 gece kalmalık bir şehir, günübirlik bile ziyaret edilebilir. bu rotanın üzerinde çalışmak lazım, ya da yorgunluk ile baş edebilen bir aile lazım. ben bu halimle bu rotaya çıkmazdım şuan herhalde.

viyana-buda-prag ise bambaşka bi hikaye; budapeşteyi ben çok severim, viyana'yı da genelde başkaları çok sever. iki şehir arası 3 saat civarıydı diye hatırlıyorum. bu rotada biraz tarih müzesi vs. gezecekseniz çok orta çağ-osmanlı vs. nostaljisi hissi var. budapeştede özellikle tarih müzeleri osmanlıdan bizi kurtaran bilmemkim vs.'den geçilmiyor. diğer rotada tarihten ziyade sanat sepet var.


sizin durumunuzda aile olduğu için ben rotayı paris'e oradan da brüksel-brugge'a bağlardım. brüksel'de magritte'i mutlaka ziyaret edin.
0
a darkness coming
(01.03.26)
gezilecek çok yer var, şu anda sizin için hangisi uygunsa oraya gidin +1
havayolu kampanyalarını takip edip nereye ucuz bilet varsa oraya yönelik planlar da yapabilirsiniz
0
mezzosprite
(01.03.26)
budapeşte, viyana, prag rotasını da, paris, amsterdam rotasını da yapmış, gent, brügge rotasını da ayrı yapmış birisi olarak budapeşte, viayana, prag rotası da en az diğerleri kadar iyidir. Ben viyanayı hiç sevmedim ama budapeşte ve prag çok güzel şehirlerdi. hatta prag benim avrupada gördüğüm en güzel şehirlerden bir tanesi idi.

ucuz bilet nereye varsa gidebilirsin. Avrupada şehirlerin old townlarını iyi koruyorlar. bir de etrafında akarsu varsa genelde o şehirler çok daha güzel oluyor. bahsettiğin tüm şehilerde de akarsu bulunuyor.
0
kraldan cok kralci
(01.03.26)
Paris’ten şaşmayın derim. Gerekirse sadece Paris olsun.
Paris ve Brugge şimdiye kadar gördüğüm en güzel şehirler. Brugge bir gün değil en az iki bence. Brüksel’e gitmeye gerek yok diye düşünüyorum.

Paris de Paris diye tutturun.
Not: Prag, Viyana, Budapeşte görmedim.
0
michael_knight
(01.03.26)
Yazı tura atın.Herhangi biri büyük bir hayaliniz değilse hangisine gittiğiniz önemli değil. Bir sonraki turda da gitmediğinize gideceksiniz zaten.
0
huladancer
(01.03.26)
Prag, budapeşte, viyana gezisi yapmiştım 10 sene önce. Gayet güzeldi. Prag harima bir şehir. Mutlaka görmelisiniz.
0
camlicagazoz
(01.03.26)
ailecek gidilecekse paris rotası daha uygun opsiyon olabilir. prag ve budapeşteyi çok seven de var sıkılan, biraz prag ı özellikle atmosfer olarak karanlık bulan da var çevremde açıkçası. paristen amsterdama trenle geçecekseniz ki yüksek iht planınız odur biletlerinizi önceden alın, söylendiği gibi ucuz olmuyor :) paris brugge amsterdam daha mantıklı gibi bence, ama diğer seçenek de sizi üzmez :)
0
darthvader
(01.03.26)
Prag viyana budapeşte > paris amsterdam brugge
0
but that was just a dream
(02.03.26)
Paris rotası bütçeyi zorluyorsa Prag rotası da gayet iş görür ( Prag ve Viyana' yı gördüm, ikisi de çok güzel geldi bana )

İlerisi için de Barcelona tavsiye ederim, seveceğinizi düşünüyorum.
0
kumandanim
(02.03.26)
(6)

ilk bebek ve panik?

la mort heureuse
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis yapiyormusum hissi var bende.

uykuya gecisi tam beceremiyoruz gibi geliyor, kundaksiz kendisini uyandiriyor, kundak yapip pispis ya da beyaz gurultu aciyoruz, hafifce sallayip uykuya gecirmeye calisiyoruz. bu emzirmede mayistiysa ise yariyor ama bazen cin gibi ve 40 dk falan suruyor uykuya gecis. bu sure normal degil gibi geliyor, cunku aralarda hafifce mizmizlaniyor cok da rahat degil gibi. onun disinda emzirirken uyuyakalirsa rahatca uyuyor tabii ama yatagina koyarsak yine ayni durum var. bakiyorum sanki diger yenidoganlar hep uyuyor gibi hissediyorum. sizde durumlar nasildi?

bir de 23-24. gunlerde daha huzursuz bi bebek olmaya basladi, bi anda garip ciglik cigliga aglamalar basladi, memeyi bazen istememe basladi. 4. Hafta atagi mi diye dusunduk ama tarihinden emin olamadik, 1 haftadir da suruyor, bazen sakinlesmiyor. gaz sancisina da benzemiyor, 4. Hafta ataginiz nasildi?
0
la mort heureuse
(24.02.26)
3. hafta tam kolik ataklarinin basladigi ve 4. hafta ile zirve yaptigi dönem.
eger emmesinde sikinti yoksa kolik icin bir degerlendirirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Bizim oğlan (şu an 17 yaş) 2 buçuk ay boyunca günde yirmi saat ağladı. Abartısız. Her gün. 20 saat. 2 buçuk aylıkken bir günde bıçak gibi kesildi ağlaması. Şu anda da gayet sağlıklı bir 11. Sınıf öğrencisi. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmamıştı. O 2 buçuk ay bize 20 sene gibi geldi.

Özetle, gerçekten de zamanla düzeliyor böyle şeyler. 2 evlat, 19 yeğen, 4 de yeğencik sahibi, sürüyle bebeğin büyümesine şahit olmuş bir insan olarak, sadece verdiğiniz bilgiler ışığında konuşacak olursak bir problem yok. Geçmeye geçecek, ne kadar sürer, belli olmaz. Kolik için ana örüntü haftada 3 gün 3 saat ağlama gibi… Sizin o kadar değil zannımca. İnternet öneri doludur zaten. Sadece bir tek söylediklerinize göre endişelenmeniz gerekmediğini söyleyeceğim ben. İlk bebekte biraz panik olunur, normal. Allah analı babalı, sağlıklı büyütsün.
+3
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
Öncelikle Allah bağışlasın güle güle büyüsün :)
Ağlayacak, kucak dışında, meme dışında hiçbir yerde uyumayacak. Sürekli temas halinde olacaksınız.
Biz sürekli ayakta kucağımızda yürüme titreşiminde hafif sallanarak uyutup oturuyorduk öylece kıpırdamadan :)
40 ı çıksın 3 ayı geçsin diye diye şimdi 8 yaşında beni en çok güldüren en güzel yanım kendisi. Ben doğurdum diye diye mutlulukla doluyorum çoğu zaman :)
Biz de doktora götürdük neden ağlıyor diye sebep yok bilinen. Hep temas gak mem guk meme dışında bir çözüm bulamadık.
Meme reddinde vazgeçmeyin. Uyku sersemliğinde falan yapıştırın yine.
Kolay gelsin, sevgiler.
+4
duhan
(24.02.26)
bebenizin uzun sağlıklı ömrü olsun sizlerle birlikte.

inanın, hepsi geçiyor. hiç dert etmeyin. ilaçla bir haftada, ilaçsız 7 günde geçiyor.
0
co2s2
(24.02.26)
1.5 yıllık bir kız babasıyım. 4. Hafta atağı kavramını ilk defa duydum. Buna benzer 37 farklı kalıp duymuşumdur heralde. 2. Ay krizi, 5. Ay bilmem nesi vs, her hafta için bir şeyler yazıyorlar. Ben şahsen ikna edici bulmuyorum bu sınıflandırmaları. Türkiye’de çok meşhur bir çocuk doktoru var, sürekli videolar vs atıyor, inanılmaz izleniyor. 3 yaşından önce kreşe gitmemeliymiş çocuklar, böyle anlatıyor mesela sanki bilimsel bir bilgiymiş gibi. Oysa Hollanda ve Avrupa’nın bir çok yerinde 4 aydan başlatıyorlar genellikle kreşe. Bizim kız da 6 aydan beri kreşe gidiyor, çok şükür faydasını gördük zararını görmedik. Bu kadar lafı uzattım, ama demek istediğim şey şu ki; bu çocuk büyütme işinde en önemli şey her şeyin, her dönemin geçici olduğu. Çocuk çok mu ağlıyor? 2 hafta sonra geçer. Uykuya geçişi mi zor? Bakmışsın 10 gün sonra kendiliğinden uyuyor. Yemesi mi kötü? Biraz sabır, düzelir.
+1
but that was just a dream
(25.02.26)
40 ı çıkmaya yakın zamanlarda bunlara bi uykusuzluk bi delirme geliyo :) sadece kolikle ilişkilendirmemek lazım. gaz sancısı varsa hareketlerinden anlarsınız bacaklarını sürekli karınlarına çekiyorlar. bizimkinde cadı saati dediklerinden vardı. yahu yenidoğan bebek öğlen 2 den gece 11 e kadar uyumaz mı yok uyumuyodu.
sabırlı olun, sakin olun. geçecek bu günler.
eğer yatağa koyamıyorsanız kucağınızda uyusun yapacak bir şey yok. uykusunu almayan bebek daha kötü oluyor. ben bazen emzirirken yürüyordum daha kolay uyuyordu hem de memeyi reddetmiyordu, ya da yatakta hafif zıplayarak varsa pilates topu üzerinde de emzirebilirsiniz.
0
rayde
(25.02.26)
(7)

Boykot sorgulama siteleri

yaren
SelamBoykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
Selam

Boykot sorgulama sitelerinde manipülasyon olduğunu düşünüyor musunuz? Biri diyor boykotlu diğeri diyor boykot yok falan. Konu İsrail malı kullanmak mesela... neye göre bakıcam ben buna?
-1
yaren
(19.02.26)
Böyle bir şey mümkün olmadığı için böyle bir site de olamaz.
Modern USB flash belleğin mucidi Dov Moran, İsrail doğumlu bir Musevir.
Google ve Gmail, iki Musevi girişimci tarafından kuruldu.
Intel’de, hatta muhtemelen şu an bu duyuruyu açtığınız bilgisayarın işlemcisi de Intel’dir, birçok temel işlemci tasarımının arkasında İsrailli Musevi mühendisler var.
IVF teknolojileri arkasında onlar var.
Endoskopi teknolojisi arkasında onlar var.
ATM’lerin güvenlik sistemleri arkasında yine onlar var.
Tarımda kullanılan damla sulamadan, her akşam elinize aldığınız ağız hijyeninin ayrılmaz parçası diş ipine kadar Musevilerce geliştirildi.
Mağaraya dönmediğiniz sürece boykot yapamazsınız. Para direkt İsrail’e gitmiyorsa bile Musevilere gidiyor çünkü akıllılar, çalışkanlar ve başarılılar. Boykotun tek yolu tüm bunları kendiniz üreterek alternatif sunmaktır. Gerisi portakal bıçaklamaktan farksız. Kusura bakmayın.
+1
huladancer
(20.02.26)
Boykot sitelerinde neden boykot olduğu, ortaklık yapısı, terör rejimine destek şekli yazıyor. Tıklayıp okuyorum.Alternatifleri de yazıyor.Kendiniz değerlendirebilirsiniz.

@huladancer Terör rejiminin tek başarısı organizasyon ve hırsızlık. Akıl, zeka falan değil. İşlemcileri ve diğer teknolojileri geliştiren mühendis gruplarını yapay zeka yardımıyla incelerseniz binlerce çalışanın içinde kendilerinden olan mühendis parmakla sayılacak kadar az. Müslümalar çok daha fazla.
0
hebanon
(20.02.26)
Yetenekli ve zeki Müslümanları kendi şirketlerinde çalıştırabilme becerisi ve organizasyon yapısı da akıllı, çalışkan ve başarılı olduklarını göstermiyor mu? Biz neden yapamıyoruz?
Yanlış anlaşılmasın hiçbir şekilde savunmuyorum ama çuvaldızı batırırken iğnenin tadına da bakalım. huladancer'a katılıyorum, İşine geldiğinde 6 milyonluk boykot arabasını alıp binenler 20 liralık coca cola almayarak şov yapıyor çoğu zaman.
+2
creepy
(20.02.26)
@huladancer kimse Musevileri boykot etmiyor zaten. Musevi olmak bir insanı kötü de yapmaz. Ben aktif olarak 2 yıldır boykot ediyorum ve global olarak boykot hareketlerini takip ediyorum. Hayatımda hiç x ürününün geliştirilmesinde musevi bir mühendis çalışmış diye bir firmanın boykot edildiğini görmedim. Boykot aktif olarak soykırım işleyen bir devlete karşı yapılıyor. Ayrıca boykot en nihayetinde ekonomik bir zarar vermeyi hedeflese de esas amaç bireylerin bilinçlerini diri tutmalsrını sağlamaktır. Her tüketim davranışında bu sorgulamanın yapılması hiçbir ekonomik zarar olmasa dahi kendi içinde değerlidir. Meseleden hem bu kadar uzaksınız hem de görüş bildiriyorsunuz. Sanıyorum ve umuyorum ki yaptığınız yüzeysel ve birçok açıdan aşır tutarsız yorum kimse tarafından ciddiye alınmaz.

Soruya gelecek olursak, belli başlı siteler bir firmanın neden boykot olduğunu kriterlere göre belirtiyor. Öncelikle bu boykot işinde her markayı bağımsız olarak boykot etmekten ziyade (bu kişisel olarak yapılabilir) toplu sistematik bir boykot sonuç veriyor. BDS (boycott-divestment-sanction) olarak bilinen oluşum da boykot işini sistematik olarak tüm dünyada yürütmeye çalışıyor. Bu sebeple bds listesi benim için mutlaka ve mutlaka boykot edilemesi gereken markaları içeriyor. Liste burada: bdsmovement.net

Tabii bazı markaları boykot etmek çok zor. Ben amazon, booking vs hayatımdan çıkardım ancak google hem iş hem günlük hayatta vazgeçilmesi çok zor bir evren. Yine de reddit’te degoogle subı önemli ipuçları sağlıyor google boykotu için.

Bds’e ek olarak, boycat ve no thanks appleri gerekçelerle belirtiyorlar bir markanın neden boykot olduğunu. Gaza.nu danimarka temelli ve kategorilere ayırmış boykot kriterlerini.

Bir firmanın mesela israil ordusu IDF’e doğrudan katkısı var ise bu çok katı bir boykot sebebi. Ya da bir CEO açıkça soykırıma destek vermişse.

Ama diyelim nutella’nın şemsiye şirketi ferrero. İtalyan firması ama boykot, neden? Çünkü İsrail’de ticaret yapıyor, dolayısıyla vergi ödüyor, ve terör devletine para kazandırıyor. Şimdi burada bir ayrım yapıyorlar. Eğer BM’nin de kabul ettiği sınırlar dahilinde yapılıyorsa ticaret boykot edilemeyebilir diyen bir grup var ama eğer işgal topraklarındaysa (booking gibi) bu demek oluyor ki bu şirket doğrudan işgalden kar elde ediyor bu sebeple katı şekilde boykot edilmeli.

Yani mesele biraz karışık ancak bahsettiğim siteleri taratırsanız yavaş yavaş anlamaya başlayacaksınız diye düşünüyorum.
+5
but that was just a dream
(20.02.26)
Çok çok teşekkürler dostum @but that was just a dram

@huladancer

Soruma cevap vermemişsin, boykot etme davranışımı eleştirmişsin. Bundan rahatsız oldum. Senin görüşüne göre benim kendi boykot edebilme çapım minicik diye tepkisiz kalmam gerekiyor, fakat tam da büyük yaptırımlar bu tek tek tepkisizlikler üzerine kuruluyor. Bunun farkında olmalısın. Hiçbirimiz 1 iken 1000000'luk etkiye sahip olamıyoruz, iş yapamıyoruz, yer kaplamıyoruz, vs. Üzüntünün tam da bundan kaynaklandığını düşünüyorum, elinden büyük bir şeyin gelmemesi, devasa kötülük şebekelerini yok edememek... ama 1 olmak 0 olmaktan çok daha farklı ve kıymetlidir, o 1'ler olmasa 1000000 olamaz. Herkes üstüne düşeni yapma hassasiyetini ne kadar artırırsa o kadar iyi bence. Ben bu frekansı yaşamaktan yanayım, yoksa insanlık yönümüzü kaybederiz. Tepkisizlik doğru bir şey değil bana göre.
0
🌸yaren
(20.02.26)
Soruya cevap değil ama zamanında benzer zorlukları yaşamış biri olarak kendi deneyimimi paylaşmak isterim;

Yaklaşık iki yıldır sadece marka bazlı boykot değil genel bir tüketim boykotuna geçtim, özel olarak boykotuma devam ettiğim yerler var tabii ki o ayrı...

Genel boykota geçmem şöyle bir kolaylık sağladı;
Liste yapıyorum, ihtiyacım olan şeyleri, düzenli tüketmem gereken şeyleri teker teker listeliyorum...
Böyle olunca listemdeki gerekliliklere göre de markaları araştırıp kendime bir ana marka ve yedek listesi oluşturuyorum.
Zamanla zaten yavaş yavaş oturuyor bu. Şu an elimde bir liste yok ama alışveriş yaparken neyi almamam gerektiğinden çok neyi alacağımı bildiğim için biraz daha içim rahat alışveriş yapabiliyorum.


Bu ticaret dünyası, bambaşka bir dünya tabii o para bir şekilde dönüp dolaşıp belli yerlere aktarılıyorsa bile ben vicdani olarak bakıyorum, görüşlerime ters olan yerlerden alışveriş yapmak istemiyorum bu da benim en doğal hakkım illa mağara düzenine dönmeye gerek yok. Boykot bireysel bir tercihtir nedeni sonucu kimseyi ilgilendirmez.
+3
mutekebbir
(20.02.26)
öncelikle sorunun yanıtını bilmiyorum. ancak, bi boykot sitesi de boykot edilmişti yanılmıyorsam, kafaya göre boykot ekliyor diye.

sistem açıklama ile çalışıyor, yani şu boykot, neden referansı da bu şeklinde. siz açıp gönlünüze yatıyorsa boykot ediyorsunuz, yatmıyorsa tüketmeye devam ediyorsunuz.

diğer taraftan;

boykot yapıyorum, çok da mutluyum, sürekli de yapacağım.

açıyorsun gerekçesini okuyorsun makul geliyorsa almıyorsun oluyor bitiyor.

bu olmaz vs. diyenlerin hepsi kendince bir mantık geliştiriyor yok usb bilmem ne.

olay basit gözümüzün önünde çatır çatır masum bebeleri öldürdüler mi, öldürdüler. buna birileri çıkıp destek verdi mi, verdi.

ha işte o birileri ne üretiyorsa almıyorum.

museviyle yahudiyle işim yok. o soykırımı kim yaptıysa derdim o.

yarın dönüp oradaki babaların yerinde olmak istemiyorum. elimden gelen bu, dibine kadar da yapacağım.

zamanında yahudilere yapıldığında yaşasam almanlara da aynısını yapardım. hala iltisaklıları da almam.

ama burada yok bilmem kim yahudiydi falan bırakın bu işleri.
+1
gurur
(21.02.26)
(4)

yorumlarınızı bekliyorum

monicapp
8 -9 ay kadar önce annemi kaybettim. annem sadece annem değildi, hayatımdaki sevginin çoğunu temsil ediyordu. kendime hala gelemedim, onu inanılmaz özlüyorum, her saniye her dakika. o vefat ettiği gün, ben fiziksel olmasa da kısmen öldüğümü farkettim, onsuz günler çok hüzünlü geçiyor. hani ölsem, öy
8 -9 ay kadar önce annemi kaybettim. annem sadece annem değildi, hayatımdaki sevginin çoğunu temsil ediyordu. kendime hala gelemedim, onu inanılmaz özlüyorum, her saniye her dakika. o vefat ettiği gün, ben fiziksel olmasa da kısmen öldüğümü farkettim, onsuz günler çok hüzünlü geçiyor. hani ölsem, öyle ya da böyle aynı yerde olacağız ama ben buradayım ne kadar zamanım varsa, ama o burada yok. hayatın en temel gerçekliğini bile kabul etmekte zorlanıyorum. neyse, bu süreçte bütün paramı da kaybettim (hem tedavi hem de akrabalar parama çöktüler), çok yüksek miktarda paralar ve bu duruma dair yapabilecğeim hiçbirşey yok. para olarak neredeyse hiçbir şeyim kalmadı. istanbul'da işe girsem ancak kendime yetecek kadar kazanırım sanırım. para çok umrumda da değil desem de başkasına bağlı olmak da istemiyorum.

neyse geçen aylarda bir fırsat çıktı, çook uzaklarda bir iş fırsatı, maaşı da fena değil para biriktirebiliyorum. işi kabul ettim, bu yabancı memlekete geldim ama tek başımayım burada 1 ayı geçti.

şimdi burada yalnız başımayım, istanbul'da olsam da kötü hissedecektim belki ama 1-2 arkadaşım, abim bilemiyorum uzak olmak zor geliyor. terkedilmiş hissediyorum öyle olmasa da. burada arkadaş olabileceğim kimse de yok, olacak gibi de gözükmüyor, sosyal bir yer değil, türk pek yok, avrupalı da pek yok.

doğru mu yaptım yanlış mı bilemiyorum ama şu an bana yaptıklarımın olumlu taraflarının söylenmesine ihtiyacım var.
+1
monicapp
(04.02.26)
Yaşadığın şeyler gerçekten çok ağır ve arka arkaya gelmiş kayıplar. Hem anneni kaybetmek hem maddi olarak sarsılmak hem de yalnız bir yere gitmek… Bunların her biri tek başına bile insanı yorar. Bu yüzden “kötü hissetmen” bir zayıflık değil, çok insani bir tepki.
Ama şunu net söyleyebilirim: yaptığın seçim kaçmak değil, ayakta kalmak için verdiğin bir mücadele.
Kimseye yük olmamak, kendi paranı kazanmak, geleceğini yeniden kurmak için tek başına yabancı bir ülkeye gitmek ciddi bir güç göstergesi. Şu an hissettiğin yalnızlık, yanlış yaptığın anlamına gelmiyor; sadece yas ve alışma süreci üst üste bindiği için her şey daha karanlık görünüyor.
Annen hayatta olsaydı, muhtemelen senin güvende, kendi ayaklarının üzerinde, birikim yapabiliyor olmanı isterdi. Şu an tam olarak bunu yapıyorsun.
Zor bir dönemdesin, ama yanlış yolda değilsin. Sadece çok yorgunsun.
Biraz zaman ver kendine.
+4
but that was just a dream
(04.02.26)
Sabırlar dilerim.
Şu an çok yalnız hissetmen kararın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Aksine,
Hayat tamamen çökerken kendine nefes alacak bir alan açtın.
Gelecekteki kendini düşünerek, “hiçbir şeyim kalmasın” noktasına düşmemek için sorumluluk aldın.
Yasın içindeyken bile hayata tutunan bir ipi koparmadın. Bazen doğru kararlar iyi hissettirmez. Doğru kararlar bazen “daha az zarar veren” kararlardır. Sen şu an hayatta kalmayı seçtin. Bu kaçmak değil, tutunmak. Giderek yarın için yeni bir temel attın. Yaptığın çok doğru ve takdiri hak eden bir hareket.
+3
kisa
(04.02.26)
devam edebilmen için yas sürecini yeterli bir şekilde yaşaman zaman. eğer bundan kaçarsan hiç beklemediğin anda gelir ve seni direk düşürür. anormal bir durum yok,zor bir süreç. kafanızda değerlendirerek kabullenerek gitmeniz en sağlıklısı. olayın doğrusu ve yanlışına takılmayın, süreç zor ama kendinizide düşünmeniz gerekir. insanlardan kaçınmayın. istanbulda yaşamak başlı başına bir travma zaten bir de orada yasla başa çıkmaya çalışmak zor olabilirdi.
0
mikahakkinen
(04.02.26)
yas zaman geçmeden geçmiyor, ben de babaannemi kaybettiğimde aylarca hatta yıllarca kendime gelemedim. içimde hep onun yokluğunun hüznüyle yaşıyor gibiyim. zamana ihtiyacınız var, illa ki acı azalıyor. şimdi de para biriktirebileceğiniz bir işe girmiş olmanız gelecek açısından doğru bir karar bence. umutsuz olmayın belki şehre alıştıkça yeni insanlar tanır, adapte olursunuz. yeni gitmişsiniz daha.
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(6)

Araç Önerisi

alaimisema
Selam herkesee, Babam için araba alacağız kendisi 65 yaşında ve emekli. Genelde annemle şehir içinde kullanıyorlar. Sorun çıkarmayan, az yakan ve otomatik bir araç olarak ne önerirsiniz? Fiyat olarak max. 1.450 gibi bir parası var üzerine çok fazla kredi çekme ihtimali yok ondan ikinci el olacaktır.
Selam herkesee,
Babam için araba alacağız kendisi 65 yaşında ve emekli. Genelde annemle şehir içinde kullanıyorlar. Sorun çıkarmayan, az yakan ve otomatik bir araç olarak ne önerirsiniz? Fiyat olarak max. 1.450 gibi bir parası var üzerine çok fazla kredi çekme ihtimali yok ondan ikinci el olacaktır. Başka bir kriteri yokmuş siz olsanır ne alırsınız?
0
alaimisema
(03.02.26)
Bayon, sifir sorun.
+1
duster
(03.02.26)
Şehir içi az yakan ve sorunsuz bir araç arıyorsanız toyota corolla’nın hybrid modelleri ideal oluyor. Şehir içi çok az yakan bir araç ve güvenilirliği zaten dünyaca kabul görmüş bir şey. Fiyatlar nasıl bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(03.02.26)
corolla cross. corolla. yaris.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
Tabii ki japon. Özellikle honda.
0
ground
(03.02.26)
corolla hibrit güzel bir tercih şehir içi için.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.02.26)
bayon bu konularda çok iyi ama taşıt kredisi çekerek bütçeyi yükseltirim velsen corolla da baya başarılı
0
ihsanlı
(04.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(8)

imamoğlu'nun kürt tarihi öğretilsin çağrısı

plastic_angel
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?
duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Öğretilmeyen her şey ilahlastiriliyor. Öğretilsin nedir
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
Bence goygoy olsun diye demiş, bir yere gitmeyeceğini kendisi de biliyor.

Kürt tarihi kime göre öğretilecek, türkler mi yazacak o mu okutulacak kürtler mi yazacak. O iş yaş.
0
tiredofwaiting
(01.02.26)
Olan şeyi öğretecek olsalardı iyiydi, olmayan, uydurulan, varmış gibi kabul ettirmek amacıyla uğraşılan bir şey bu. Selahaddin Eyyubi de Türktür ayrıca.
+2
muhayyer divan
(01.02.26)
goygoy +1
0
Rondak
(01.02.26)
özkürt özel'le birlikte dem parti'ye gidebilirler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
bunlar vatandaşın oturup tartışması için yapılan açıklamalar değil. iktidarın durumu kontrol etmesini engellemek, gündem belirlemesini önlemek için.

şu an havuz medyasına cayır cayır ''kürt seçmen akın akın cumhur ittifakına koşuyor'' haberleri yaptırılıyor.
0
yurtsuz john
(01.02.26)
siyasetçi bunlar, siyaset yapıyorlar. boş insanların, boş işi.

ekonomi, eğitim, sağlıkta yazılı politikalar (policy) açıklamadıkça pek ciddiye almamak lazım.
0
klassno
(01.02.26)
Kürtler 1000 yıldır falan bu topraklarda yaşayan, kendi dilleri, kültürleri ve tarihleri olan bir topluluk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sayıları 20 milyonlarla ifade ediliyor. 40-50 yıldır bu etnik topluluğun bağımsızlığı için mücadele eden bir terör örgütü var. Öyle ya da böyle binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir çatışma durumu var. Bu insanların kendi devletlerini kurmak istemelerini önlemek istiyorsak devleti onlara ortak etmemiz gerekiyor. Bu da bir Türk’ün sahip olduğu bütün hakları kayıtsız şartsız bir Kürd’e de vermek anlamına geliyor. Türk tarihi nasıl öğretiliyorsa Kürt tarihi de öğretilmeli. Nasıl her üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümleri varsa benzer bölümler Kürtçe için de olmalı.

Nasıl biz kendi kültürümüzü korumak, dilimizi ileriye götürmek, tarihimizi bilmek istiyorsak Kürtlerin de kendi kültürlerini, dillerini ve tarihlerini korumak istemeleri en doğal hakları.

Aksi takdirde yok oluyorsun çünkü. Tarihin olmayınca dilin olmayınca yok oluyorsun. Birileri gelip sana Kürt değilsin diyor mesela. Hayır abi ben Kürdüm, anam Kürt babam Kürt diyorsun ama yok tepeden inme biri geliyor sen Kürt kökenli Türksün diyor mesela. Başka biri geliyor mesela Kürt tarihi diye bir şey yoktur diyor. Bütün bunlar karşında insanların Kürt kimliğini korumak istemeleri kimseyi terörist yapmaz. İnsani bir taleptir bu.

Ben Türküm ve bundan memnunum. Birisi benim Türk kimliğimi yoksaysaydı eğer ya da tarihimi inkar etse, dilimi ve kültürümü hakir görseydi eğer kimliğime sahip çıkmak için elimden geleni yapardım.
+1
but that was just a dream
(01.02.26)
(1)

amsterdam planı

gazozailacatmauzmani
iyi pazarlar herkese. haziran sonu eşimin doğum günü sebebiyle Amsterdam’a bilet aldım. cuma 16:30 gibi şehire iniyoruz. Pazartesi 19:50 dönüş uçağı. daha önce bir kaç kez gitmiştik, merkezde gezdik, zaanse schans a gittik. bu sefer yakınlarda nereye gitmemizi önerirsiniz? rotterdam 25 Euro tren bil
iyi pazarlar herkese. haziran sonu eşimin doğum günü sebebiyle Amsterdam’a bilet aldım. cuma 16:30 gibi şehire iniyoruz. Pazartesi 19:50 dönüş uçağı. daha önce bir kaç kez gitmiştik, merkezde gezdik, zaanse schans a gittik. bu sefer yakınlarda nereye gitmemizi önerirsiniz? rotterdam 25 Euro tren bileti. değer mi gitmeye ?
0
gazozailacatmauzmani
(01.02.26)
Rotterdam 2. Dünya savaşında bombalanmış nadir Hollanda şehirlerinden birisi. Bundan ötürü görece modern yapıların olduğu bir yer. Limanı çok büyük. Küp evler var bir çekim noktası olarak. Gidip görmeye değecek bir yer mi? Emin değilim.

Utrecht veya Haarlem daha iyi bir seçim olabilir.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
(9)

Evde yapılan tost vs Dışarıda yapılan tost

lazpalle
Dışarıdaki tostların ekmeği daha bir puf puf ve yumuşak geliyor sanki. Onlar daha kalın bir ekmek mi kullanıyor yoksa biz gereğinden fazla mı bastırıp kağıt gibi tost yapıyoruz?
Dışarıdaki tostların ekmeği daha bir puf puf ve yumuşak geliyor sanki. Onlar daha kalın bir ekmek mi kullanıyor yoksa biz gereğinden fazla mı bastırıp kağıt gibi tost yapıyoruz?
0
lazpalle
(30.01.26)
ekmekle alakalı. bi de fazla bastırmak tostu kötü yapıyor bence. ben sadece tost makinesinin ağırlığını kullanıyorum
+3
jelly bear
(30.01.26)
izmir'de bol piliç sosisli sandiviçler yapıyorlar ya o kadar özledim ki.
-3
dirildimde geldim
(31.01.26)
bu zamana kadar yaptığım tostu yiyen herkes "yediği en iyi tost" olduğunu söyledi... ki özene bezene yaparım. ve yiyen herkes "neden bir tostçu açmıyorsun?" sorusunu sordu. cevabı çok basitti : çünkü batarım.
batarım evet, yürümez o işletme. çünkü benim yaptığım tostu satacağım parayla oraya kimse gelmez. çünkü o tost olarak yediği şey kişinin aleni bir öğün oluyor ve kişiyi sabah kahvaltısından gün sonuna kadar tutabilecek kalori / protein oranına sahip oluyor. hem de lezzetten ödün vermeden.

mesele ev - dışarısı değil. mesele özenmek. özenen insan tost kadar basit bir şeyi zaten muhteşem ötesi seviyede iyi yapar.
-1
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam nedir senin tostu iyi yapan? sadece icerigi mi? yoksa yaparken bir püf noktası var mi?
0
but that was just a dream
(31.01.26)
üzerine margarin sürüyorlar. peynirleri dandik tost peyniri yine çok yağlı başka bir eleman. sucuk desen bol yağlı dandık piliç. Evde sağlıklı olsun. diye bunlardan kaçınınca o lezzet olmuyor.
0
kuzey li
(31.01.26)
işin püf noktası gazlı sanayi tipi tost makinası. gurul gurul sıcaklık veriyor dışı kıtır içi yumuşak kalıyor. Ev tipi tost makinalarında ise kuruyor ekmek olmuyor düzgün. Bir de margarin sağlıksız ama tostu tost yapan da maalesef o.
0
koskoca kirpi
(31.01.26)
1-kaliteli ekmek
2-iyi ağır plakaları olan tost makinası
3-kaliteli peynir

tost makinasına koyulan ekmeğin üzerine abanıp ta kağıt kıvamına getirmeyeceksin.önce ilk ısı derecesi ile başlayıp kapanıştan önce dereceyi en üst seviyeye getirerek kızarmasını sağlaaycaksın ve olmazsa olmaz tereyağı.mikroda erittiğin tereyağını fırça ile ekmeğin üzerine süreceksin.birazdaha kzıarttıkdan sonra.servise hazır.
mis
+1
jamswety
(31.01.26)
çok güzel tost yapıyosun tost dükkanı açsana diyen arkadaslarınla arkadaslıgını bitir bence.
0
koela
(31.01.26)
@but that was just a dream
lavaşa yapıyorum ve üçgen tost oluyor. asla margarin girmiyor. nitratsız sucuk yapan yerel kasaptan sucuk alıyorum. önden sucukları pişiriyorum, sucuktan akan yağı lavaş emiyor. tadı iyi geçiyor. kavurmalı istenirse bunu tereyağı ile yapıyorum. kaşar peynirini kaliteli seçiyorum.

ekmek yapıyor isem de devamlı çeviririm, yanmadan güzel altın - kahverengi arası bir güzel kavrulmuş kabuk oluştururum.

@koela hadi arkadaşları siktir ettik, senin kafayla ailemin tamamını aforoz etmem lazım...
0
hiphopotam
(31.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(4)

isviçre şengen'e uçak bileti alımı?

chetinn
Adamlar uçak bileti istemiş de vizenin çıkıp çıkmayacağı bizim de gidip gitmeyeceğimiz kesin değil. bu tip durumlarda yüzde yüz iptalli sadece thy seçeneği var değil mi?uçak bileti mevzusunu en az zararla nasıl halledebiliriz acaba?
Adamlar uçak bileti istemiş de vizenin çıkıp çıkmayacağı bizim de gidip gitmeyeceğimiz kesin değil. bu tip durumlarda yüzde yüz iptalli sadece thy seçeneği var değil mi?

uçak bileti mevzusunu en az zararla nasıl halledebiliriz acaba?
0
chetinn
(16.01.26)
Pegasus 12 euro karşılığında iptal hakkı veriyor. İptal ederseniz tam iade alıyorsunuz ama 12 euro kalıyor.
0
but that was just a dream
(16.01.26)
THY'de kayıp oluyor muydu acaba?
0
🌸chetinn
(16.01.26)
shengen in bi gıcıklığı da bu zaten. iptalsiz bilet almak biraz risk. ama hem thy hem pegasusta iptalli bilet satılıyor. normalinden pahalı ama risksiz vize için en azından
0
chanandler bong
(16.01.26)
thyde en pahalı bilet %100 iptalli. pegasusta flex ücreti iade olmuyor bilet ücreti iade oluyor sadece.
ben pnra baktıklarını sanmıyorum o yüzden bilet alıp çıktı alıp 24 saat içinde iptal edebilirsin.
0
jelly bear
(16.01.26)
(9)

Uno ile Polo'nun ne farkı var da arada 5-6 kat fiyat farkı var?

ya ben lan neyse
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anl
başlık biraz anlaşılmaz oldu. şimdi sorumu şöyle sorayım:

ben konfor, sensörler, hız sabitleyici, hava yastığı vs. hiçbir şey aramayan, sadece şehir içinde a noktasından b noktasına gitmek isteyen biriysem. 2000 model hidrolik direksiyon bir uno 200 bin lirayken 2020 model polo'ya 1 milyon vermem anlamsız mıdır?

sürüş kolaylığı açısından bu ikisinin farkı var mı? (ikisinin de şanzımanı, rot-balansı, direksiyonu... sürüşle alakalı parçaları sorunsuz farz edelim.)

ben acemi şoförüm. kursta hep polo sürdürdüler. fazla fazla sürdüm. uno'yu sürerken çok mu zorlanırım? uno'yu polo gibi rahat kullanır mıyım?

çünkü arabalar çok pahalı. 1 milyon veremem ben bir arabaya.
0
ya ben lan neyse
(10.01.26)
20 yaş fark var aralarında metal yorgunluğu diye birşey var. ikisinin aynı yıl yapılan üretimlerini kıyaslasan daha mantıklı olur ki on da bile aynı kondisyondaki iki aracın karaktristiğinden dolayı farkı olur.
2020 model polo'daki hidrolik direksiyon ile 2000 model uno'nun hidrolik direksiyonu arasında milyon fersah fark var. Teknoloji gelisiyor aradaki fiyat farkı ile de o konforu satın alıyorsun.
0
kuzey li
(10.01.26)
eski ,yeni farkı

m.youtube.com
0
designer
(10.01.26)
2000 uno ile 2020 polo kıyaslayan bir soruyla geldiğinize göre bu durumda bence sizin 2000 uno almanız lazım. müstehak.

şaka bir yana fark var aralarında tabii ki. ama ikisi de a noktasından b noktasında götürür. ama biri götürebilmesi için artık daha fazla bakım ilgi ister ve bir yerden sonra belki de götürmez. o da eski olan.
+2
AlsterWasser
(10.01.26)
2000 uno'nun sizi a noktasindan b noktasina goturebilmesi bir soru isareti. goturemeyebilir yani :) elinizde can verebilir o araba.
0
antikadimag
(10.01.26)
sizin dermanınız 1.3 multijet palio;
www.sahibinden.com

ilan ile ilgim yok örnek koydum.

bir tık üste çıkabilirim derseniz de 1.3 multijet punto.
0
late viper
(10.01.26)
2000 model polo da 200bin lira:
www.sahibinden.com
0
yadigar
(11.01.26)
eski araba, hele ki acemi şoförseniz, her sürüşte bambaşka problemlere gebe. arabadan soğursunuz, sadec o arabadan değil. sürmekten imtina edersiniz. imkan varsa bulaşmamak gerek
0
kel aynak kusu
(11.01.26)
2000 model uno ile sanayiden çıkamayabilirsiniz.
0
co2s2
(11.01.26)
Konforu önemsemiyor olsanız bile
Güvenilirlik
Tekrar satış değeri
Düzenli masraflar vb.

Gibi sizin de önemseyeceğiniz kriterlerin tamamında Polo önde.
0
but that was just a dream
(11.01.26)
(3)

Pariste yeniyılda neler yapılır? Ne yapılmaz ?

denizmaniaherif
kötü tecrübelerinize ve iyi tecrübelerinize talibim.
kötü tecrübelerinize ve iyi tecrübelerinize talibim.
0
denizmaniaherif
(24.12.25)
ben yaklaşık 12-13 sene kadar önce eiffel kulesinin olduğu alanda belki onbinlerce insanla beraber girmiştim yeni yıla. gerçekten güzeldi. aradan çok zaman geçse de aklımda kalanları söyleyim.

* bir sürü yol kapanmış oluyor. gerek toplu taşıma gerek yürüme için nereleri açık nereleri kapalı bilmek lazım. ulaşım sorunu yaşamamıştık biz. metrolar vs çalışıyor elbette.

* çok fazla sarhoş var. pek takılmamak lazım milletin aptal saptal hareketlerine, sarhoş deyip geçin.

* bir 5-6 kişilik bir gruptuk ve bir poşet yiyecek-içeceğimiz vardı. hava çok soğuktu. yerler çamurdu ve ıslaktı. başka insanlar yorulduklarında oturmak için yere sermek adına bir şeyler getirmişti. bizim aklımıza gelmemişti o. gerçi çok kalabalık olduğu için zaten piknik yapar gibi oturmazsınız gece yarısına doğru ama öncesinde oturmak istersiniz.

* yeni yıla girdikten sonra herkes evlerine dağıldı. gerek eiffel'e giderken gerek gelirken kimi insanlar evlerinden balkonlarından tezahürat yapıyordu kalabalığa. tüm şehir sarhoştu.

* ben eiffel'in etrafını anlattım, champ de mars'tı galiba adı. gayet eğlenceli güzeldi ama şimdi gidecek olsam sacre couer'e giderdim sanırım. arc de trimuph taraflarında havai fişek gösterisi oluyormuş. orayı da düşünebilirsiniz.

ama genel ifade, sarhoş olmadan çekilmez, herkes sarhoş, kalabalık, curcuna.
0
biseysorcaktim
(24.12.25)
3 yıl önce yılbaşında Paris’teydim.

-metrolar ücretsiz
-metrolar aşırı kalabalık
-her yer çok kalabalık
0
but that was just a dream
(24.12.25)
dikkat etmek lazım. ne olur ne olmaz. şanzölize bir istiklal değil ama sonuçta kontrol her zaman kaybedilerbilinir.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
(2)

Yılbaşından sonra rayiç bedel'in %'lik kısmı mı değişecek?

winston insani
MerhabalarEv bakıyorum bu aralar, emlakçının biri "yılbaşına kadar belirli bir miktardan gösterebiliyorsun ama yılbaşından sonra satın aldığın değer üzerinden göstermen gerekecek ve ona göre de tapuya ödediğin harç daha fazla çıkacak" tarzı bişi söyledi.Yılbaşında böyle bir durum mu var rayiç bedell
Merhabalar

Ev bakıyorum bu aralar, emlakçının biri "yılbaşına kadar belirli bir miktardan gösterebiliyorsun ama yılbaşından sonra satın aldığın değer üzerinden göstermen gerekecek ve ona göre de tapuya ödediğin harç daha fazla çıkacak" tarzı bişi söyledi.

Yılbaşında böyle bir durum mu var rayiç bedellerinde? Beni acele ettirip gösterdiği evlerden birini almam için söyledi gibi geldi bana biraz.

Siz ne dersiniz? Doğru mu bu?
0
winston insani
(23.12.25)
5m bir ev alıyorsunuz mesela.%2 + %2 tapu harç bedeli ödemeniz gerekiyor. Yani normalde 200bin tl. Ancak tapuda evin bedelini 2m girerek bu bedeli 80k’ya düşürüyorlar (vergi kaçakçılığı). Yılbaşı sonrası rayiç bedel yazılması zorunlu hale gelebilir diye bir söylenti var. Öyle olursa bu saçmalıklar da bir son bulabilir.

Ama yine de acele etmeyin derim.
0
but that was just a dream
(23.12.25)
yalan söylemiyor öyle bir şey var ama ne kadar farkeder siz karar vereceksiniz.

- dendigi gibi toplan %4 vergi var. yarisini alan yarisini satan verir ama anlasmaniza gore degisebilir de. satan ben oderim diyebilir, veya satan butun vergiyi sen odeyeceksin de diyebilir.
- normalde bu vergi alisverisin yapildigi bedel uzerinden hesaplanir. o bedel olarak da belli bir limit uzerinde olmak uzere ne istersen girebiliyorsun. bu alt limit de belediyeden alinacak rayic bedel. bugune kadar belediyelerde rayic bedeller gercek satis bedellerinin cok altinda kaldi. gecen sene 6 milyonluk istanbul merkezde bir evin belediyede gozuken degeri 900bin liraydi mesela. teoride tapuda alis veris yapilirken satis bedeline 900bin lira yazabilirsin. vergi de onun uzerinden hesaplanir. yani 200bin vergi odemek yerine 36000 lira odersin boyle yaparsan.
- bugune kadar herkes bu rayic bedelin uzerine kafasina gore biraz ekleyip (suphe cekmesin cok diye) oyle gosteriyordu. su anda bu isi karmasiklastiran şöyle durumlar var: mehmet simsek vs. otomatik olarak satis islemlerini inceliyoruz ve bedeli dusuk gosterenlere geriye donuk ceza yaziyoruz diyor. ozellikle para alisverisi banka kanaliyla kayitli yapiliyorsa "sen evi 1.5 milyona almissin ama saticinin hesabina 5 milyon lira EFT yapmissin" diye izahate cagirabilir ceza yazabilirler. bu cezalar %15 mi neydi şimdi ugratilan zararin %100 u olacak deniyor. yani 200bin fark + 200bin ceza cikarilabilir. ikinci bir durum, belediyelerdeki rayic bedelleri gercege uygun hale getirecegiz dediler.
- bir durum da evi 5 seneden once satarsan odeyecegin deger artisi vergisi durumu var. evi 5 seneden once satarsan alis - satis arasindaki farktan vergi oduyorsun. eger alirken degeri dusuk gosterirsen, ama satarken gercek degerinden gosterirsen aradaki fark cok yuksek olur ve sana yuksek vergi cikar.
- evi aldigin kisi "vergileri ben oderim" derse bedeli ne kadar gostermeyi dusunuyor onu da ogrenmek lazim. normalde yari yariya iki tarafin sorumlulugu, dusuk gosterilirse sonra sorun cikabilir.
- vergileri kimin odeyeceginden bagimsiz olarak rayic degerler 3 katina kadar cikabilecegi icin yeni uygulamaya gore, bedeli ne kadar dusuk gosterebileceginizde de 2026 yilinda limitler olacak.

en son gecen aylarda duydugum, tum bunlar 1 ocak 2026 da devreye girecek dendi. tabii buyuk bir kaos olusacak. erteleyecekler mi, hafifletecekler mi bilinmez en son duruma siz yine bakin. ama ozetle: belediye rayic bedelleri ve bu sebeple gosterilebilecek minimum satis degeri artacak, bedeli dusuk gostermenin cezasi artacak, bedeli dusuk gosterenleri daha sıkı takip etme durumu soz konusu. bunlardan hangisi sizi ne kadar etkiler o sizin durumunuz ozelinde degisebilir.

emlakci bunu diyor cunku alis verislerde satisi gercek degerinde gosteren kisi sayisi cok cok az (banka kredilerinde bile banka karismiyor ne kadar gosterdiginize, o kadar yaygin). emlakci da bunun bilincinde ve boyle bir yola basvuracaginizi varsayiyor. 2026 yilina sarktiginda 3 kat fazla vergi odeme durumu soz konusu yani - eger dusuk gosterme planiniz varsa. alis satisi normal bedelinde gosterecekseniz cok farkedecek bir sey yok saniyorum 2026 icin.
0
robokot
(24.12.25)
(16)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(6)

Eski usül lezzetli tavuk döner yapan yer var mı?

yadigar
Soslu, mayonezli, patatesli dürüm şeklinde değil de, bildiğimiz sossuz, baharatı yerinde, lezzetli tavuk döner yapan yer kaldı mı? Sarımsaklı da olur. (Mümkünse başta İstanbul olmak üzere, Türkiye sınırları içi için soruyorum)
Soslu, mayonezli, patatesli dürüm şeklinde değil de, bildiğimiz sossuz, baharatı yerinde, lezzetli tavuk döner yapan yer kaldı mı? Sarımsaklı da olur. (Mümkünse başta İstanbul olmak üzere, Türkiye sınırları içi için soruyorum)
0
yadigar
(20.11.25)
Aksaray'da (il olan) Has döner
0
etna
(20.11.25)
Ankara Hosta
0
but that was just a dream
(20.11.25)
trabzon'da var 2 tane baya iyi. hayatımda yediğim en iyi tavuk döner.
ankara'da ben de arayıştayım 1-2 yer buldum deniyorum şu an.
vadi döner denerim ankarada fena değil.
istanbul'u hiç bilmiyorum.
0
jelly bear
(20.11.25)
istanbul'da iyi tavuk döner yapan bir yer yok.
0
koela
(20.11.25)
@jelly'nin yazdığı trabzon'dakiler doksanoğlu ve kuğu'ymuş. isimlerini yazmış olayım.
0
🌸yadigar
(20.11.25)
kadıköyde park büfe
0
de jure
(21.11.25)
(9)

sigarayı nasıl bıraktınız?

tabudeviren
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum. mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..

tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum.

mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
0
tabudeviren
(02.11.25)
Ben 10 yıldır içmiyorum. Bırakmak çok zor olmuştu. En zor günü atlatınca gerisi geliyor. Benim için bu ikinci gündü ve ben çok fazla bitter çikolata yemiştim. Midemi bulandıracak kadar. Bir de çok fazla su iyi geliyor. Buna ek olarak mental olarak motivasyonu yüksek tutmak önemli. Sürekli içimden “ben sigara içmeyen birisiyim” “[adınız-soyadınız] sigara içmiyor” gibi telkinler çok faydalıydı.
0
but that was just a dream
(02.11.25)
2021 Şubat ayında bıraktım sanırım. Babamın ciğerinde su toplamıştı, akciğer kanseri çıkma ihtimali vardı - ki çıktı da - zaten hep aklımda olan beni rahatsız eden bir konuydu. Zaten üzücü bir ortam var, annem daha çok üzülmesin vs gibi düşüncelerle bıraktım. Aradığınız tarzda bir cevap olmasa da böyle oldu, buna benzer birçok bırakma kararı genelde kısa sürelerde hüsranla sonuçlanmıştı.
0
mbond
(02.11.25)
ChatGPT’nin çok faydasını gördüm. Bırakma gerekçelerimi esas alarak motivasyonumu yükseltti. Yoksunluk çektikçe ona yazıyordum. Ne, neden oluyor, ne kadar sürecek. Çok işimi gördü.
İlerlemenizi takip edebileceğiniz telefon uygulamaları var. Sağlığınızdaki gelişmeleri de gösteriyor. Birini indirin bence.
Bunun dışında Olips’e abandım. İştah artışım olmadı. Kilo aldığı gerekçesiyle tekrar başlayan kişiler olduğu için tıkınma tipi yemek yemenizi tavsiye etmem.
+1
auroraaurora
(02.11.25)
Ben bıraktığım yıllarda champix diye bir ilaç vardı son aşamada sigaradan soğumam için çok işe yaradı, ama öncesinde marka değiştirip en düşük katranlı sigaraya filtre takarak içerek kendimi hazırlamıştım. Eve güzel bir kahve makinesi alıp sigara yerine kahve ve çay koydum hayatıma onlar da zararlı ama yine sigaradan iyi oldu.
0
creepy
(03.11.25)
Bir dinozorun anıları kitabında anlatılan bir yöntem var, o benim de işime yaradı. Sigara içme isteğinin sigaradan birkaç nefes aldıktan sonra (belki yarısını falan içtikten sonra) bittiğini, kalanını alışkanlıktan veya boşa gitmesin vs. diye içtiğimizi söylüyordu. Bununla mücadele yöntemi de o doygunluk noktasına geldikten sonra sigarayı ucundan kesmek, sonra istediğinde kaldığı yerden yakıp tekrar içmekti. Ben de böyle yapınca aldığım nikotin ciddi miktarda azaldı.

Daha sonrasında da sigarayla beraber yaptığım şeyleri sigarasız yapmaya başladım (çay, kahve, içkiye eşlikçi veya yemek sonrası hemen içme vs.). Alışkanlıkları birbirinden ayırmak çok iyi oldu. Öncesinde bunu yapmadan bırakmayı denediğimde kalan şeyleri yapmak çok zor ve tetikleyici olmuştu.
+3
matlii
(03.11.25)
Kararlılık belirleyici etken. Lise 1’den beri süregelen sayısız başarısız denemeden sonra paket almayı ve düzenli içmeyi nişanlanınca bıraktım. “Çocuklarım elimde sigara görmemeli” gerekçesiyle. Ailedeki iki kanser vakasından sonra da sosyal içiciliği ve nargile vs. tüm tütün ürünlerini bıraktım.

“Bir sabah içmemeye karar vermek” gerçekten en kesin çözüm. Yani kafada bitirmek. Aksine ihtimal vermemek. Yani tek gerçek yöntem kararlılık. Diğerleri etkisini zamanla yitirebiliyor.

Sorunuza cevap olarak;

-İlk bıraktığım zaman uzunca bir müddet sigaralı ortamlardan kaçındım. Sigara içen arkadaşlarımla ya buluşmadım ya da kamusal iç mekan gibi sigarasız ortamlarda görüştüm. Sigara molası verenlerin yanına çayımı alıp sigarasız eşlik etmek gibi şeylerden de kaçındım. İşe yarıyor.

-Oldum olası çikolata, waffle gibi tatlılardan sonra sigara içemezdim. Öncesinde şekersiz bir çay ile ağzımdaki tadı giderir, sonra yakardım. Sigara isteği olunca ağza atılıp uzun çiğnemeler sonucu yutulan küçük çikolata parçaları kalorili ama güzel bir çözümdü.

-Bırakma döneminin ilk iki-üç ayı boyunca içinde sigara içilen /daha önce içilmiş mekanlardan uzak durmak da faydalı. Odaya, perdelere, arabaya vs. sinen kokulardan uzak kalınca 2-3 ay, sonrasında sigaradan daha bir tiksiniyor insan.

-Arkadaşım canı her sigara istediğinde gidip bir şişe maden suyu açıyordu. Onda işe yaramıştı.
+1
yadigar
(03.11.25)
çok bıraktım grip falan oluyorsan ağır bırakmak kolay, en fazla 1 hafta 2 hafta zaten hasta kalıyorum sonrasında 2 hafta kriz çekiyorum benim için asıl problem her bıraktığımda +10 kilo almak , bir keresinde kilo almayı durduramadığım için tekrar başladım ya.

birde pet şişede sigara söndürüp tekrar canın sigara çektiğinde o şişeyi koklayan arkadaşm vardı koku okdar kötü ki hiç içmemişti.
0
eja
(03.11.25)
25 yıl sigara içtim, günde en az 2 paket. Tek dal içtiğim sigara azdır, hem uzun sigara kullanırım hem de arka arkaya 2 tane içerim. (İçerdim)

Mhrs'den sigarayı bırakmayı kliniğinden randevu aldım. Bırakacağıma dair inancım yok da uğraşmamış olmamak istiyor gibiyim sadece. Akciğer filmi istediler, yakın zamanda kan vermiştim zaten, o değerlere de baktılar, nikitaps diye bi ilaç verdiler, gidip ilçe sağlık merkezinden alıyorsun bedavaya.

İlk gün günde 6 tabletle falan başlanıyor, bende yan etki olarak hafif mide bulantısı ve yediğim içtiğim şeylerde biraz tat değişikliği yaptı. 4. gün doktora tekrar gidiyorsun, sigara isteğinde azalma varsa devam, değilse bıraktırıyor ilacı. Ben devam ettim, 5. gün mü, 6. gün mü ne bırakıyorsun sigarayı, ilaca 20-25 gün devam. Günde alacağın tablet sayısı giderek azalıyor. İnanır mısın yokluk çekmiyor insan, sadece elim kolum boş kalıyor, onun için de tespih aldım. Bi de sigara molasına değil de çay molasına çıkıyorum. Bıraktım demek için erkendir belki, 2 haftadır içmiyorum.

Çok canım çekerse yudum yudum su içiyorum, bu kadar etkili olacağını düşünmezdim.
Akşam tv karşısında da zor oluyor, onda da çay çekirdek falan idare ediyorum.

Ama alıştım gibi. Mesela uyanır uyanmaz yakardım, aklıma gelmiyor. Arabaya biner binmez yakardım, aklıma gelmiyor, çay koyarken önce sigarayı ağzıma alır, çayı koyar, sigarayı yakardım, ı ıh, unutmuşum.

Arada bir aklıma geliyor, gelmiyor değil. Ama sabredilmeyecek bi durum yaşatmıyor bu ilaç. Ki ben 25 yılda kaç kere bırakmaya çalıştım, en fazla 1 gün dayanabilmiştim.
+1
antihero
(03.11.25)
12 sene günde minimum 1,5-2 yeri geldiğinde 3 paket içtikten sonra Allen Carr Sigarayı bırakmanın kolay yolu kitabını okuyup bıraktım hocam, şiddetle tavsiye ederim.
+1
kumandanim
(03.11.25)
(1)

Yurtdışı dergi üyeliği

admin
Selamlar,Polonya’da yaşıyorum, türkiyeden abonelik usulü üye olabileceğimiz dergi var mı? Herhangi konuda veya temada dergi olabilir.Bir dönem kafa dergisine aboneydim, aylık olarak gönderiyorlardı, sonra yurtdışı üyeliğiklerini kestiler.
Selamlar,

Polonya’da yaşıyorum, türkiyeden abonelik usulü üye olabileceğimiz dergi var mı? Herhangi konuda veya temada dergi olabilir.

Bir dönem kafa dergisine aboneydim, aylık olarak gönderiyorlardı, sonra yurtdışı üyeliğiklerini kestiler.
0
admin
(25.10.25)
but that was just a dream
(25.10.25)
(17)

Yabancı Arkadaşlar Hep Böyle mi?

the man with no name
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım o
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım oluyor. Başlangıçta isteğim daha duygusal bir ilişkiydi ama o kafaya yakın olmadığı ya da en azından benimle olmadığını hissettiğim için hiç o yönde yaklaşmadım. Sonra dışarıda görüşmeye hep devam ettik, birlikte çevreyi keşfettik. Dışarıda tüm masrafları ben karşıladım. Çünkü herhangi bir şekilde yönelmedi bile, çalışmadığına verdim. Dert etmedim gerçekten. Kendisine bir arkadaş olarak dahi oldukça ince davranıyorum, zaten karakterim de böyle. Örneğin bir arkadaşım gelmişti, üçümüz birlikte gezdik. Arkadaşımın arabası olduğu için onu da aldık, normalde gidemediğimiz yerlere götürdüm evde tıkılı kalıyor diye. Ama kendisinden bir arkadaş olarak hiç incelik almıyorum. Tamamen canı istediği gibi hareket ediyor. O öyle oldukça ben de öyle olmaya başladım. Çünkü birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor bence. Bireyselliği ve canının istediği gibi davranması beni biraz sinirlendiriyor. Ama saygı duyuyorum kültür farkıdır diye.

Kendi ev sahibi ilçeye geldiği için dört gündür bende kalıyor. Ona kendi yatağımı verdim rahat etsin diye, ben koltukta yatıyorum. Sadece canı istediğinde oturup konuşuyor, psikolojiyle ilgilendiği için sürekli birilerini dinliyor telefondan. Ben ilk gün ona da kahvaltı hazırladım, ben onu öyle yemem, şimdi değil diye yemedi. Normaldir dedim. Sonra kendine hazırladı. İlk günden beri toksik ev arkadaşı gibi tavırları var. Ben kendi başıma ev almışım, ev kurmuşum. Evde sürekli bir yerleri eleştiriyor. Şunu neden böyle yapıyorsun, her gün çöp atılır mı, ayakkabıyı neden içeri alıyorsun? Herkes elektrikli şofbenle ısınıyor, neden gün ısı taktırdın falan gibi. Ama bunları kibirli bir tavırla soruyor. En ilginci de yemek pişirdiği tencereyi suya tutup tekrar kullanabileceğini söylemesi. Ben makineye atmayı tercih ediyorum, benim normalim bu dediğinde de kibirli bir tavır hissediyorum. Beni yetersiz gördüğünü hissettiriyor. Her şey ok ama odadan çıkmaması filan çok ilginç geliyor bana. Sonuçta burası bir hostel değil, ben de onun hosteldeki arkadaşı değilim. Biraz kuruldum ama bu kadar bireysel takılması normal mi? Örneğin ben bir şey göstermek istiyorum telefonda filan, şimdi değil diyor haha. Asla kendi ritminden taviz vermiyor.

Bilmiyorum, anlatmak istediğimi anlatabildim mi? Tüm yabancılar mı böyle, ilk kez yabancı biriyle arkadaşlığım oldu ve kültür şoku gibi bir şey yaşıyorum. Ya da ingilizcem süper olmadığı için ve burada kimseyi tanımadığı için sadece beni kullanıyor, bilemedim. Aslında burada çokça Rus da var ama onlarla asla iletişim kurmuyor.
0
the man with no name
(25.10.25)
Yabancı = Türk olmayan kastediyorsunuz sanırım. Niye milyar tane insan aynı olsun? Onlarca kültür var, kültürün içinden onlarca altkültür, normlar, toplumsal kurallar var. Birey düzeyinde binlerce farklılık var, kişilik özellikleri var, kişisel deneyimler var.

Sormak istediğiniz soru şu sanırım:

Bu kişinin bu davranışları geldiği kültürden mi kaynaklanıyor yoksa bu kişide mi bir tuhaflık var?

Anlattığınız şeyler bilinçi davranış seçimleri. Kadınların hesap ödememesi mesela Avrupa’da çok yaygın değil, Rusya’yı bilmiyorum. Ama anlattığınız çoğu şey kişiden kişiye değişebilecek örüntüler. Yani kısacası söyledikleriniz temelinde bence bu kişi biraz tuhaf.
+3
but that was just a dream
(25.10.25)
hem evet, hem hayır.

yabancılar çoğunlukla daha birey merkezli bir hayat yaşıyorlar. herkes kendini esas görüyor, kendine uymayan şeyle ilgilenmiyor. ama sizin arkadaştaki bir tık fazla sanki.
-1
co2s2
(25.10.25)
Sevişmediniz mi daha?
0
Cezcez
(25.10.25)
cezcez +1. sevişmiyorsan böylece win win durumu oluşmuyorsa def et gitsin. ne uğraşıyorsun. bunun yabancı yada türk olmakla alakası yok. karakteri bozuk karşıdakinin.
+1
gercekdunya
(25.10.25)
Hayır yabancılar hep böyle değil. Hiç bir şeyin hepsi öyle ya da böyle değildir zaten.

(bkz: The sexless innkeeper)
+2
anon1m
(25.10.25)
Neden sırf arkadaşlığı devam etmek adına her şeyi yapabilecek gibi davranıyorsun ki? Sana eziyet bu kadın resmen, okurken sinirlendim. Sevgililik ümidi, cinsel beklenti falan da yok.. ee neden arkadaşsın sen onunla? Zorunda mısın?
+1
antihero
(25.10.25)
Belki inanmayacaksınız ama onunla sevişmek istemiyorum. Sevişseydim de bu tavırlarının hissettirdikleri değişmeyecekti. Ben belki kültür farkıdır diye karakterine yormak istemedim ama anlaşılan kullanılıyorum anon1m’in işaret ettiği gibi. Ben sadece incelik görmemem normal mi diye sorgulamak istedim.

@antihero ben de yeni taşındım. Burada pek arkadaşım yok. Bazen oturup sohbet etmek güzel oluyor. Ama oturduğumda da bunları hissediyordum. Sanırım dediğin gibi mesafe koymalıyım artık.
-2
🌸the man with no name
(25.10.25)
kişinin yaşı kaç? evine geri döndükten sonra böyle böyle yapılırsa böyle böyle karşılık ver, şunu yap, şunu yapma diye nasihat vermeniz gerekebilir. insanlarla nasıl yaşanılacağını gerçekten bilmiyor olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
tüm yabancılar böyle değil. çok aklı başında, duyarlı rus arkadaşlarım oldu. ruslar biraz odundur ve çıkarcıdır ama bu ne yabancılık ne de kültürle alakalı birşey.

tavsiyem etrafında tutma. ama mesafe koyduğunda da sana vicdan yaptırıp seni kötü hissettirecek oyunlara girecek. işte o aşamada duruşunu koruman lazım.

bu insan beni hak ediyor mu, ona harcadığım emeğin, ilginin karşılığını alıyor muyun ? cevabın hayır ise bir saniye bile durma.

şunu da düşün bu insanla vakit geçirdikçe kendi özdeğerini de kaybedeceksin ve bu bir sonraki ilişkine-iletişimine de yansıyacak. yani zehirli bir durum.
+1
orpheus
(25.10.25)
hocam sen kendi kendine modern köleye dönüşmüşsün. yakında bu arkadaş bu ev benim sen git dısarda kal der :)

kusura bakma da seninki sevgi veya iyilik değil. enayilik.
+4
koela
(25.10.25)
arkadaşlar tamam, daha vurmayın :) herkese teşekkür ederim yorumları için. sorulara yanıt vereyim.

burası çok küçük bir ilçe ve başka bir arkadaşım olmadığı için birlikte dışarıda epey vakit geçirdik. buradaki tek arkadaşımdı. kendisi 33 yaşında. ev sahibi olayını ben de sorguladım. ev sahibi evrak işleri için ilçeye geldi. ev sahibi de yabancı. ve bu kız da çok ucuza kaldığı için ev sahibine "bu ev benim" demek istememiş. aralarında resmi belge de yokmuş. zaten ülkesine dönmemek için zorluyor, çünkü çalışmak da istemiyor. ben hayır desem orada kalacaktı, ama evde fazla yatacak bir yer yok.

aslında ben işaretleri çoktan aldım, daha mesafeliydim. dışarıda görüşmek için hep o arıyordu genelde. ama böyle bir ricada bulununca da bir şans daha vermek istedim. evdeki tavrından sonra ve bunun kültür farkı olmadığından sizlerin sayesinde emin olduktan sonra zaten daha görüşmeyi düşünmüyorum.
-1
🌸the man with no name
(25.10.25)
Iki Rus arkadaşım var. Ikisi de kadın, 45-55 yaş aralığında. Ikisi de aşşşşırı cömert. Ikisi de benim bildiğim doğrucu ve bu konuda çok inatlar. Genç olan sürekli kız kardeşiyle, kuzeniyle saatlerce telefonda konuşur, daha bireysel takılır. Diğerini bir Türk ev hanımından ayıramazsın.

Bunun haricinde bana söylenen: erkek kazanır maaşını kadının eline sayar, kadın kraliçe arı gibi hem yönetici hem işçi. Çalışmıyorsa ev ve çocukların sorumluluğu tamamen kadının üzerinde. Benim gözlemlediğim: erkek şunu yapalım, bunu yiyelim der, kadın istemiyorum dediği zaman karar verilmiştir. Diretme, ikna çabası vs olmaz.
0
beetlejuice
(25.10.25)
Bir gün bile bekleme. Bu akşam yollarını ayır. Biraz burnunun sürtmesi ya da başkasına bulaşması gerekiyor.
0
gabe h coud
(25.10.25)
benim gördüğüm (uzun süre doğu blokuyla haşır neşir bir işte çalıştım)
benim neslim ve üstü Rus kadınlarda pek bir sorun yok, hatta baya baya benziyoruz (42 yaşındayım)

ama genç nesil ortalamada aşırı maddiyatçı derim ona şaşmadım hiç- ama yine de toplamda huyları ortalamya göre fazla kötü, evi beğenmemesi tencereyi yıkamaması ohoo yani size fazla kıl bir tip denk gelmiş bence.
yabancılar içinde de ben avrupadaki Çinli kızlar kadar benmerkezci, şımarık, aşırı toksik insan görmedim, Ruslar bu ortalamanın altında kalır normalde.
0
subcomponent
(26.10.25)
hayır bence çok tırt ve öküz birine denk gelmişsiniz. elbette bu bireysel bazda bile değişebilen bir şey, sonuçta her türk de aynı değil ama ruslar kültürel olarak bize aslında batı avrupalılardan filan çok daha yakındır. yani gelene bir şeyler ikram etme, samimi davranma vb. konularında daha iyi anlaşabileceğimiz insanlardır ki rus diyorsun mesela belki tatar asıllıdır, çeçen asıllıdır, orta asya taraflarındandır onlar daha bile yakın bize bu konularda.

kültürel farklılık muhakkak olabilir ama bu yaşadıklarınızın bence kültürle alakası yok, anlattıklarınızdan hareketle karşınızdakinin düşüncesiz ve görgüsüz bir insan olduğunu düşündüm. pek çok yabancı arkadaşım oldu. bir fransız arkadaşımla bir sene ev arkadaşlığı yaptım, hırvat sevgilimle altı ay beraber yaşadım. hiç bu tür şeyler görmedim hatta yabancı insanlarla muhatap oldukça ben daha ziyade "ulan birbirimize ne kadar benziyoz ha" diye düşünmeye başladım. misal fransızda yediğinden ikram etme ya da markete bakkala çıkarken "bi şey ister misin" diye sorma huyu yoktu. bana göre bu bir kültürel farktır ama zararı yok. nitekim adam bizimle birkaç ay geçirdikten sonra bunları da yapmaya başlamıştı. yapmasa yine yadırgamazdım ama benim gözümde kültürel fark dediğimiz şeyler bunlardır, bir nevi milletten beslenip üstüne onlara ders vermek kültürle ilgili bir şey değil düpedüz ayılık.
+1
der meister
(26.10.25)
yıllarca yurtdışında kaldım ve farklı memleketlerden dostlarım oldu, şu anda da türkiye'de couchsurfing üzerinden evimde düzenli olarak insan ağırlıyorum. anlattığın profil artık rus kadınlarını ağırlamama sebebim. her millette, her komünitede her tip insan vardır ve hiçbir insan grubu genellenemez, bunda hemfikiriz fakat bugüne kadar 11-12 rus kadın ağırladım (toplamda ağırladığım kadın-erkek insan sayısı 100'den fazla) ve bu 12 kişiden (biri kazak, sovyet zamanı doğmuş, kazakça bilmiyor, anadili rusça) 10 tanesi tam olarak anlattığın gibi davrandı. hiçbir bağımız olmamasına ve evimde konaklamasına rağmen sıfır minnet (lafta teşekkür, ilginin ve çıkarlarının devamı gelsin diye), onlar için yaptığım her şey bir zorunluluk, kendi yaptıkları her şey doğrusu ve benim yaptıklarım ”saçma” vs. vs.ydi. Ben aşırı ilgiye ve insan kullanmaya alıştıkları çıkarımını yapmış ve rus kadını ağırlamaktan vazgeçmiştim, hiçbir sıcaklık görmediğim için. Couchsurfing'de başka onlarca milletten çoook güzel iletişim kurduğum insanlar ağırladım, hala da dostluk ediyorum kendileriyle. Yani cevabım, yaşadığın durum yabancılarla ilgili değil ama böyle bir rus tipi var
+1
tejeve
(26.10.25)
(bkz: kiyakciligin sonu ayakciliktir)

atasozlerini cok seviyorum ya, herseyin cevabi var.
0
cooperr
(27.10.25)
(4)

Temmuz 26 için yurtdışı tur fiyatı 3600 euro

luluki
Paris amsterdam brugge. 3 kişi 6 gün. Bu fiyat mart nisan da artar mı? Euro olduğu için soruyorum.Diğer soru ailecek kendi imkanlarızla 3 kişi gitsek ortalama ne kadar kâr ederiz? Oda kahvaltı mütevazi yeme içme ve uçak?Çok farkeder mi? Yoksa organizasyon aktarma bilet yorar mı?Diğer tavsiyeleriniz
Paris amsterdam brugge. 3 kişi 6 gün. Bu fiyat mart nisan da artar mı? Euro olduğu için soruyorum.
Diğer soru ailecek kendi imkanlarızla 3 kişi gitsek ortalama ne kadar kâr ederiz?
Oda kahvaltı mütevazi yeme içme ve uçak?
Çok farkeder mi? Yoksa organizasyon aktarma bilet yorar mı?
Diğer tavsiyeleriniz dinlenir...
0
luluki
(24.10.25)
fiyat bana aşırı fazla geldi. tur yerine kendi imkanlarınızla ayarlasanız yarı yarıya kar edersiniz diye düşünüyorum
0
messina123
(24.10.25)
Kabaca bir hesap yazalim;

1000 euro: konaklama + kahvalti. Daha ucuza da yapilabilir ama merkezden uzak olacak belki, ya da cok dandik olacak vs. bu rakam kesinlikle abarti yuksek degil bu sehirler icin.
600 euro: ucak biletleri haric butun yolculuklar, sehir ici, tren, taksi falan. Bu biraz fazla fazla yazildi daha az olabilir kolayca.
1000 euro: gidis iyi ama donus amsterdam'dan olacaksa okul tatili donemine denk geliyor, cok pahali. 1 ay once yani haziran sonu gibi yapsaniz cok daha uygun olur. En az yariya iner.

2600 euro harcandi bile bu tarihler icin. Kalan kadar para yer misiniz bilmiyorum. Biraz tercihlere bagli, ugrasmak arastirmak istemiyorsaniz turla gidilir, ama ben olsam Haziran'da gider ucak biletinden biraz kar ederdim.
0
mbond
(24.10.25)
Amsterdam'a yakın bir yerde yaşayan ve sürekli seyahat eden birisi olarak 3600 euro 6 gün için yüksek bir fiyat diyebilirim.

Temmuz'da biletinizi şimdiden alırsanız gidiş Amsterdam dönüş Paris kişi başı 300 euro = 900 euro
Konaklama gecelik 100 euro ortalama diye düşünebilirsiniz = 600 euro
şehirlerarası ulaşım önceden alırsanız uygun olur = 200 euro
yeme içme, müze vs. diğer giderler = 800 euro
0
but that was just a dream
(24.10.25)
Bana da pahalı geldi.
Geçen gün şu tura bakıyordum, şimdi kontenjan dolmuş biraz pahalanmış ama 1900 euroydu.
www.jollytur.com
2 yetişkin fiyatı. 3 kişi aynı hesapla 3000 euro olması lazım. Ayrıca otellerin kalitelerinile filan da bakmak lazım
0
etna
(24.10.25)
(3)

Hollandalılar ingiliz özentisi mi?

messina123
Yabancı bir forumda gördüm. Hollanda’da çocuklara ingiliz isimleri vermek çok yaygınmış. Go ahead eagles gibi ingilizce adlandırılmış futbol kulüpleri var. Hollandalılar ingiliz özentisi bir halktır diyebilir miyiz?
Yabancı bir forumda gördüm. Hollanda’da çocuklara ingiliz isimleri vermek çok yaygınmış. Go ahead eagles gibi ingilizce adlandırılmış futbol kulüpleri var. Hollandalılar ingiliz özentisi bir halktır diyebilir miyiz?
0
messina123
(24.10.25)
Hollanda ingilizceyi ingilizlerden sonra en iyi konuşan ırk. Bir bölümü kendini alman olarak görse de gayet kendi içlerinde kendilerini dutch olarak ayırırlar. İsveçle arası iyidir. Volvo önceden Hollanda İsveç ortaklığı bir firmaydı. Genel olarak kapitalist bir ülke olan Hollandanın ingiliz özentisi olduğunu düşünmüyorum. Şu an ünlü kişilerinden bir olan Max Emilian Verstappen. İsminin pek ingiliz olma olasılığı yok.
-1
mikahakkinen
(24.10.25)
Hollandalılar İspanyol ve Portekiz sömürgeciliği yapılırken kendi bağımsızlığını ilan edip gemicilik seferlerine başlamışlar (kendileri de sömürgecilik yapmış tabi). Hatta bu küçük ülke dayanamaz deseler de bayağı gemi ticaretine yüklenmişler ve o dönemde de gemi ticareti yapanlar mecburen çok iyi dil konuşuyorlardı. Bir süre sonra çok iyi tüccarlıkları ile tanınmış olmuşlar. Özellikle orta çağda özgür düşünce ortamı yaratması ve kilise idamından kaçan pek çok bilim adamı ve sanatçının Hollanda’ya sığınması da bu kültürel etkileşimi artırmış. Özentilikten dolayı değil bu ticari ve kültürel etkileşimden dolayı olabilir.
0
titanic kemancısı
(24.10.25)
Epeydir Hollanda'da yaşıyorum özenti vs olduklarını hiç sanmıyorum. Kendi kültürlerini çok seviyorlar bana kalırsa. İngilizceyle fazla haşır neşirler sebebi biraz bu söylediğiniz şeylerin. Çok iyi İngilizce eğitim veriyorlar, dilleri çok yakın, seyahat etme imkanları fazla. TV'de vs İngilizce bir şey yayınlandığında çeviri-dublaj kullanmıyorlar mesela. İş hayatında çok fazla international şirket var. Böyle olunca da İngilizce günlük hayatın bir parçası oluyor. Bu sebeple anadili İngilizce olmayan ülkeler arasında İngilizce seviyesi en yüksek olan ülke Hollanda.
0
but that was just a dream
(24.10.25)
(3)

İskandinav dizi önerisi?

mikahakkinen
Forbrydelsen (the killing), Broen, Ofeared, Vikings gibi kaliteli olan iskandinav dizisi tavsiye eder misiniz?bunlar kadar iyi değilse pek ilgimi çekmez. netflixteki komedi tadındakiler pek ilgimi çekmedi. lillyhammer dışında.teşekkür ederim.
Forbrydelsen (the killing), Broen, Ofeared, Vikings gibi kaliteli olan iskandinav dizisi tavsiye eder misiniz?

bunlar kadar iyi değilse pek ilgimi çekmez. netflixteki komedi tadındakiler pek ilgimi çekmedi. lillyhammer dışında.

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(18.10.25)
Kalifat var
0
but that was just a dream
(18.10.25)
trapped, entrapped var.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.10.25)
Den som dræber

Fasandræberne film serisini dizi niyetine izleyebilirsiniz. Dept Q-Absent One dizi versiyonu da var bu arada.

The investigation vardı, orjinal ismini bulmaya üşendim.
0
?
(18.10.25)
(4)

Düsseldorf merkez araç park yeri?

ditu
2-3 saat vaktim var, merkezi gezmek istiyorum. Aracı nereye park edebilirim ? Tabi biraz zor ama ücretsiz olursa daha tatlı olur tabi.
2-3 saat vaktim var, merkezi gezmek istiyorum. Aracı nereye park edebilirim ? Tabi biraz zor ama ücretsiz olursa daha tatlı olur tabi.
0
ditu
(17.10.25)
yol kenarlarında ispark yok mu? almanya her konuda olduğu gibi bu konuda da bizden çok geride. zaten kıskanıyorlar
-5
co2s2
(17.10.25)
Biz katlı otoparklardan birine bırakmıştık.

Google haritalara otopark yazınca çıkıyor bir sürü seçenek. Fiyatları da aşağı yukarı aynı. Zaten birkaç saat için hesaplısını aramaya gerek yok birkaç euro oynar en çok.
+1
chicha_v2
(17.10.25)
mapste park yeri bulursun rahatça. ücretsiz imkansıza yakın.
0
jelly bear
(17.10.25)
Ücretsiz park yeri yok merkezde. Aldi var yakınlarda 1-2 saat orada durabilir. Onun dışında kapalı park yerlerinden birini seçebilirsiniz. 2.5 euro/saat gibi tarifeleri.
+2
but that was just a dream
(18.10.25)
(23)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Düşünülmüş emek verilmiş bir hediyenin ne olduğuna çok takılmam mutlu olurum.

Ama düşündüğümde şuna ihtiyacım var dediğim bir ürün aklıma gelmiyor. Kişisel manası olan esprili bir kupa, taşlı tuşlu seramik handmade bir kahve fincanı, cicili bicili bir ajanda olabilir:) ya da tatil, cilt bakımı, spa günü gibi şeyler

Merak ettiğim bir mekanda tadım menüsü de çok iyi bir hediye olurdu
+1
kullanicadi
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(7)

Ankarada 5 gün tek başına

condom kurşunu
Ne yapılır?
Ne yapılır?
0
condom kurşunu
(13.10.25)
Sıkılınır
Bildik yerleri gezer oturursun. Konunun Ankara ile alakası da yok tek başına insan sıkılıyor hoş ben bunu da çoğu zaman tercih ederim ama öyle işte.
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
Resim ve heykel müzesine ve anne müzesine gitmiştik biz son gittiğimizde. TBMM'nin ilk binasını ziyaret edebilirsin, kaleye çıkabilirsin. Kızılay'da bira-kokorec yaparsın seviyorsan. Kızılay civarında şarap icebilecegin güzel mekanlar da var, isimlerini unuttum. Bir konser yakalayabilirsen Ankara'nın konser kitlesi sahanedir. Stand-uplar, heavy metal bar ve drag queen showlariyla da ünlü bir şehrimiz. Hava güzelse bol bol yürürsün. Şehri bilen bir arkadaşın varsa yarım gün neyin nerede olduğunu anlatabilir sana. Ankara simidi ye mutlaka. Ankara güzel yerdir, ben çok severim. İyi eğlenceler.
+1
sekizdokuzon
(13.10.25)
Ankara Kalesi'ne çıkın. Orada Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni muhakkak gezin. Rahmi Koç Müzesi, Erimtan, Kelime Müzesi'ni gezebilirsiniz. Bir gazozcu var oraya uğrayabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(14.10.25)
ankara kalesinde napacan ya? arjantin tunalı vb takılcan yoksa çok sıkıcı bir yer. ankara arkadaşsız çekilmez.
-3
mikahakkinen
(14.10.25)
Gün 1: Bir yerlerden metroya binip Ulus'ta in. Cumhuriyet caddesi üzerinden heykele doğru çıkarken sağda bir Mimar Kemaleddin eseri olan Ankara Palas'ı şöyle bir seyret. Sonra karşıya geçerek Birinci Meclis binasını ve bağımsızlık müzesini ziyaret et. Oradan bir müze kart satın al çünkü daha sonra lazım olacak. Müzeyi gezdikten sonra heykelin yanından geçerek doğru Hacı Bayram-ı Veli camisini ziyaret et yanındaki bir Roma kalıntısı olan Augustus tapınağı hakkında önce biraz bir şeyler oku sonra gez. Gün daha bitmedi. Çıkrıkçılar yokuşu üzerinden Anadolu Medeniyetler Müzesine ulaş ve buraya birkaç saatini ayır.

Gün 2: Bir yerlerden metroya ya da ankaraya bin ve eski adı Tandoğan olan Anadolu durağında in. Oradan Anıtkabire yürü. Aslanlı yoldan müzelerin tamamının gezilmesine kadar Anıtkabir deneyimini yaşa.

Gün 3: Metroya bin ve Kızılay'da in. Karanfil, Sakarya gibi caddelerde dolaş. Karanfil'de Dost'a gir bir kitap al eline yarım saat oku. Kocatepe'yi gez. Oradan Atakule'ye doğru Tunalı ve Cinnah caddeleri üzerinden ilerle. Atakule'de bir Ankara manzarası gördükten sonra Beykoz'da güzel bir çorba içebilirsin.

Gün 4: Metroya bin ve Kızılay'da in. Kolej üzerinden Kurtuluş parkına paralel bir şekilde yürüyerek Hamamönü'ne git. Hamamönü Ankara'nın "old town"ı. 500-1000 yıl önce yapılmış 8-10 tane cami var. Taceddin Dergah'ı ve Mehmet Akif Ersoy'un yaşamış olduğu evi ziyaret ettikten herhangi bir yerde bir kahve içebilirsin. Oradan Ulucanlar Cezaevi müzesine yürü ve müzeyi gez.

Gün 5: Dinlen. Hala enerjin varsa CerModern çağdaş sanatlar müzesi, Rahmi Koç müzesi, Ankara kalesi alternatiflerini değerlendirebilirsin. Doğa istiyorsan Eymir'e gidip bisiklet kiralayıp göl etrafında bir tur atabilirsin.
+2
but that was just a dream
(14.10.25)
eskiden 3 ay kadar ankara'da kalmıştım.kızılay kuğulu park ve necati bey caddesinde dolaşıp kitapçıları gezmiştim.o dönemde aşırı büyük kitapevleri ve kitap grupları sohbetleri oluyordu ve ankaralılar kitaplara çok düşkündü. yakın zamanda gittiğimde aynı atmosferi bulamadım malesef .
yine de oralarda gezebilirsin @but that was just a dream çok güzel anlatmış .
0
devilone
(14.10.25)
kale ve cevresi
ulucanlar cezaevi muzesi
hacibayram
itfaiye meydani ve cikrikcilar carsisi
anadolu medeniyetleri muzesi
resim heykel ve etnografya muzeleri
rahmi koc ve erimtan muzeleri
cer modern
anitkabir
tunali, bahceli, kizilay
ankaranin sokaklarinda dolasmak keyiflidir ayrica sakindir de.
kugulu park, guven park, kurtulus parki, genclik parki, botanik parki.
1nci ve 2nci meclisler - karsisinda ankara palas.

sonuc olarak, gezecek insan illa ki bir seyler bulur. vakit ve bilet varsa bir aksam devlet opera balesi ya da ankara devlet tiyatrosunun bir temsiline mutlaka gidilmeli.
0
bay b
(14.10.25)
(11)

Oy Sistemi - Kullanım Kılavuzu

compumaster
Genel BakışEkşi Duyuru'da artık duyurulara ve cevaplara oy verebilirsiniz. Bu özellik, kaliteli içeriği öne çıkarmaya ve topluluğun görüşlerini yansıtmaya yardımcı olur.---Oy Verme Sistemi Nasıl Çalışır?# Temel Özellikler- **Yukarı Oy (Upvote)**: Beğendiğiniz, yararlı bulduğunuz veya kaliteli olduğu
Genel Bakış

Ekşi Duyuru'da artık duyurulara ve cevaplara oy verebilirsiniz. Bu özellik, kaliteli içeriği öne çıkarmaya ve topluluğun görüşlerini yansıtmaya yardımcı olur.

---

Oy Verme Sistemi Nasıl Çalışır?

# Temel Özellikler

- **Yukarı Oy (Upvote)**: Beğendiğiniz, yararlı bulduğunuz veya kaliteli olduğunu düşündüğünüz içerik için
- **Aşağı Oy (Downvote)**: Uygunsuz, düşük kaliteli veya konuyla ilgisiz bulduğunuz içerik için
- **Oy Skoru**: Her duyuru ve cevabın toplam oy sayısı (yukarı oylar - aşağı oylar)

# Kimler Oy Verebilir?

- Sadece **giriş yapmış kullanıcılar** oy verebilir
- Ziyaretçiler oy skorlarını görebilir ama oy veremez

# Zaman Sınırlaması

- Sadece **son 60 gün içinde yayınlanmış** duyuru ve cevaplara oy verebilirsiniz
- 60 günden eski içerikler için oy butonları çalışmaz
- Oy skorları 60 günden sonra kalıcıdır, değişmez.

---

# Nasıl Oy Verilir?

# Adım Adım Kullanım

1. **Duyuru veya Cevabı Açın**
- Ana sayfada veya duyuru detay sayfasında içeriği görüntüleyin
- Her içeriğin altında oy kutucuğu (votebox) bulunur

2. **Oyunuzu Seçin**
- **↑ (Yukarı Ok)**: Yukarı oy vermek için tıklayın
- **↓ (Aşağı Ok)**: Aşağı oy vermek için tıklayın
- Ortadaki sayı, mevcut oy skorunu gösterir

3. **Sonucu Görün**
- Oyunuz hemen kaydedilir
- Skor otomatik olarak güncellenir
- Verdiğiniz oy vurgulanır (dolu ikon)

# Oy Değiştirme

- **Aynı buton tekrar**: Oyunuzu geri alırsınız
- Örnek: Yukarı oy verdiyseniz, tekrar yukarı ok'a basarsanız oyunuz kaldırılır

- **Farklı buton**: Oyunuzu değiştirirsiniz
- Örnek: Yukarı oy verdiyseniz, aşağı ok'a basarsanız oyunuz aşağı oya dönüşür
- Skor 2 puan değişir (eski oyunuz kaldırılır, yeni oyunuz eklenir)

---

# Görsel Göstergeler

## Oy Durumu İkonları

↑ (boş) Yukarı oy vermediniz
↑ (dolu) Yukarı oy verdiniz
↓ (boş) Aşağı oy vermediniz
↓ (dolu) Aşağı oy verdiniz

## Skor Gösterimi

- **0 veya "oyla"**: Henüz oy verilmemiş veya skoru 0 olanlar (giriş yaptıysanız "oyla" görürsünüz)
- **+5**: 5 net yukarı oy (örnek: 10 yukarı, 5 aşağı)
- **-3**: 3 net aşağı oy (örnek: 2 yukarı, 5 aşağı)
- **+42**: Çok popüler içerik
- **-10**: Topluluk tarafından beğenilmemiş içerik

---

# Sık Sorulan Sorular

## Oylarım Gizli mi?

Evet. Kimin hangi içeriğe oy verdiği gizlidir. Sadece toplam skor görünür.

## Oy Geçmişimi Görebilir miyim?

Hayır, oy geçmişi özelliği hiç bir zaman olmayacak.

## Eski Duyurulara Neden Oy Veremiyorum?

- 60 günden eski içerikler arşiv niteliğindedir
- Sunucu kaynaklarını verimli kullanmak için oy verme yeni içerikle sınırlıdır
- Eski içeriklerin skorları korunur, sadece yeni oy kabul etmezler, siz o içeriğe oy vermiş olsanız bile ne oy vermiş olduğunuzu görebilirsiniz, ne de değiştirebilirsiniz

## Oyumu Geri Alabilir miyim?

Evet! İçeriğin yayımlanmasından itibaren 60 gün içerisinde verdiğiniz oy butonuna tekrar tıklayarak oyunuzu geri alabilirsiniz.

## Oylar Nasıl Sıralanıyor?

- Şu anda duyurular tarih sırasına göre görüntülenir
- Gelecekte "en çok oylanan" veya "popüler" sıralama seçenekleri eklenebilir

---

# Oy Kullanım İpuçları

## Yapılması Gerekenler ✓

- ✓ Kaliteli, yararlı içeriğe yukarı oy verin
- ✓ Konuyla ilgili, iyi araştırılmış duyurulara destek verin
- ✓ Yapıcı, saygılı cevaplara yukarı oy verin
- ✓ Kurallara uygun içeriği teşvik edin

## Yapılmaması Gerekenler ✗

- ✗ Sadece katılmadığınız görüşe aşağı oy vermeyin
- ✗ Kişisel anlaşmazlık sebebiyle aşağı oy kullanmayın
- ✗ Spam, hakaret veya kurallara aykırı içeriği bildirin (oy yerine)

## Etik Kullanım

- Oylarınızı içeriğin **kalitesine** göre verin
- **Fikirle değil, sunumla** ilgilenin
- **Yapıcı eleştiri** içeren cevaplara da değer verin
- **Topluluk kurallarına** uygun davranın

---

# Teknik Bilgiler

## Oy Limitleri

- **Duyuru başına**: 1 oy (yukarı veya aşağı)
- **Cevap başına**: 1 oy (yukarı veya aşağı)
- **Oy değiştirme**: Sınırsız (60 gün içinde)
- **Toplam oy sayısı**: Sınır yok

## Veri Saklama

- Oy verileri **60 gün boyunca** saklanır
- 60 gün sonra oy kayıtları silinir (sunucu optimizasyonu)
- **Oy skorları kalıcıdır** ve silinmez

Keyifli duyurular! 🎉
AI yazdı ben düzenledim.
+23
compumaster
(10.10.25)
Oy sistemi geldiğine göre tik kutularıyla da artık vedalaşma zamanı gelmedi mi? Şöyle ki, kullanıcılar bu kutuların işlevini kendilerine göre yorumluyor, bazı kullanıcılar teşekkür yerine kullanıyor, bazısı "doğru cevap bu" anlamında kullanıyor (sonra faydalı cevap verip tik alamayanlar alınıyor), bazısı sadece kendisini duygusal olarak iyi hissettireni tikliyor, bazısı "bu neki yaw" diyip görmezden geliyor, bunlar da bazı cevap verenlerin tik vermedi diye engellemesine neden oluyor.
+10
mikro patlama
(10.10.25)
vay be gözlerim yaşardı. 2007'den beri en çok istenen istek idi. gelmesine sevindim. teşekkürler compu.

naçizane öneriler:
- ana sayfada, soruların solunda oy puanı gözükmesi güzel olur.
- en çok artı oy alan cevaplar üste çıkabilir
- oylama kısmı biraz daha büyük olabilir ve hem soru hem de cevap için sol üstte olabilir. uzun soru ve cevaplarda çok aşağıda kalıyor mesela
- son zamanların en çok artı oylanan duyuruları sağ tarafta ayrı bir başlık altında gözükebilir
(not: bu önerilerin hepsi Stack Exchange UI'ndan gördüklerim. Orası soru cevap sitesi olarak tasarımı optimal yapılmış bir site)

Son Not: İlla tamamen Stack Exchange gibi olsun demiyorum tabii, ordaki UI bu tür soru cevap sitesi için mantıklı diye önermek istedim. zamanla bu tür yeni özellikler eklenir belki. sonuçta uğraşıp birçok değişiklik yaptın. emeğine sağlık.
+2
ermanen
(10.10.25)
kendi cevabımıza oy verebiliyoruz? vermemeliyiz mi?
birde sani en çok + oy veren istatistiği olsa kullanıma teşvik eder
+2
eja
(10.10.25)
ben beğenmedim. reddit gibi oldu. şimdi beğenilme kaygısı cevaplara daha çok etki edecek. alın bunu da eksileyin.
+6
but that was just a dream
(10.10.25)
@ermamen
evet bu ozellikleri ileride ekleyebiliriz. oylamanin gorselini cok one cikarmayi dusunmuyorum ve cevaplama tikini de kaldirmayi dusunmuyorum (sen dememissin gerci)

oylama kismini cok goze sokmak istemedim.
oylamayi asagida tutmamin nedeni icerigin okunduktan sonra oylanmasi.
populerlige gore cevaplari siralamam cunku gene de cevaplar arasinda bir devamlilik var.
populer duyurulari ayrica listeleyebiliriz. ileride.
+5
🌸compumaster
(10.10.25)
geliştirme için teşekkürler.

reddit gibi olmuş sözüne katılıyorum. UX açısından bence oylamalar gizli olmalı. çok fazla eksi oy alan cevap bir buton arkasına gizlenirse bence daha iyi olur. Gizlinen cevap durumu cevabı yazan kişiden gizlenmeli, sadece diğer userlar gizlendiğini görmeli. cevap yazan cevabının gizlendiğini görürse cevabını silmek isteyecektir ve neden eksilendiğini sormak isteyecektir. Bu da tartışma durumu yaratabilir.

Cevaplar kısmına basit bir html text editor eklemeyi düşünüyor musun? Birçok entegre çalışan html text editorler paralı ama bununla alakalı birşeyler planlamayı düşünür müsün?
0
false pretension
(10.10.25)
Cennette yerini yaptın compu
+2
sekizdokuzon
(10.10.25)
false, cevaplara eklemeyi dusunmuyorum ama duyuru'ya eklemeyi dusunuyordum. Neden cevaplarin cok renkli olmasini isteyelim ki? Ama belki editor eklemeden Markdown'nin cok basit variantini getirebilirim.
+1
🌸compumaster
(10.10.25)
bu siteden iyice soğudum ama yine de bir öneride bulunmak isterim.

düzenlenen girdilerin düzenlendiği (tarih/saat) belli olursa daha iyi olur sanki
+1
Rondak
(11.10.25)
var zaten saatin uzerine gelirsen.
+3
🌸compumaster
(11.10.25)
reddit’te kendi cevabına otomatik bir artı oy geliyor. daha adaletli olur sanırım.
+1
gabe h coud
(12.10.25)
(3)

Türkiye'den İngiltere'ye pound gönderme

duguit
İngiltere'de yaşayan abime para yollayacağım, benim için biraz yüklü bir miktar olduğu ve daha önce yurt dışına hiç para yollamadığım için sormak istedim. İş Bankasında vadesiz GBP hesabımda para, buradan abimin bilgilerini gönderdiği Starling banka hesabına göndereceğim. IBAN ve Swift/Bic kodunu fa
İngiltere'de yaşayan abime para yollayacağım, benim için biraz yüklü bir miktar olduğu ve daha önce yurt dışına hiç para yollamadığım için sormak istedim. İş Bankasında vadesiz GBP hesabımda para, buradan abimin bilgilerini gönderdiği Starling banka hesabına göndereceğim. IBAN ve Swift/Bic kodunu falan iletti bana. IBAN'ı girmek yeterli oluyor sanırım. Mobil uygulama (İşcep) üzerinden yapacağım, dikkat etmek gereken bir nokta var mı?
0
duguit
(09.10.25)
Ücret, yollanan miktara göre fix şeklinde. Yani 10.000 diyelim A lira 10.500 B lira. Ona dikkt edin
0
kaset
(10.10.25)
Wise da kullanabilirsiniz
0
but that was just a dream
(10.10.25)
Wise’a bakin, uyelik almadan masrafini gosteriyor. Eger kayda deger fark varsa iscep’e kiyasla, wise kullanin. Ilk kurulumu 15 dakikanizi alir ama para gondermek cok kolay. Yillardir kullaniyorum. Siz wise’in turkiye hesabina gonderiyorsunuz, wise da ingiltere hesabindan aliciya gonderiyor. Baya da hizli.
0
icim urperiyor
(10.10.25)
(7)

Havalimani ulasimi en kisa/ kolay

narod
Avrupa sehri sizce neresi?Biraz ekonomik de olursa harika olur tabi
Avrupa sehri sizce neresi?
Biraz ekonomik de olursa harika olur tabi
0
narod
(05.10.25)
Malta Valetta Airport merkeze 15 dk.
0
Bruce
(05.10.25)
Benim için;

Amsterdam Schiphol airport; 20 dakika sürüyor trenle.

Malta Valetta Airport; +1. Havalimanındaki taksi 15 euro tutmuştu.
0
put it in your appropriate place
(05.10.25)
Havalimanında metro/tren olan her yer. Lizbon havalimanı yakın epey mesela şehir merkezine. Brüksel ve Amsterdam’da da 10 dakikada şehir merkezinde oluyorsunuz trenle. Krakow diğer bir örnek. Örnekler çoğaltılabilir.
0
but that was just a dream
(05.10.25)
Cenevre acayip fazla kolay. Şehir merkezinden havalimanina trenle 7, bisikletle 20 dakika falan ama ucuz kesinlikle değil :)

Toulouse gene çok yakın malum airbus sebebiyle. Otobüsle 20 dakika.

Barcelona da yakin trenle baya 20 dakika falandi.
Bence Barcelona oldukça ekonomik seçenek.
0
logisticsmanager
(05.10.25)
tallinn.

şehrin oldtown'ı havalimanına 4 km uzakta.
taksi 6.5 euro yazıyor :) 10 dk sürmüyor.
0
gitdaddy
(05.10.25)
euroairtport'ta fransa ve basel çıkışları var. basel'de otel rezervasyonunuz varsa shuttle otobüs ücretsiz. 15-20 dakikada merkezdesiniz.
0
brkylmz
(05.10.25)
Zürih'te de 14 dakikaydı yanlış hatırlamıyorsam havalimanı metrosuna biniş ve iniş arası. Ama havalimanı içerisinde biraz oyalandırıyor.
0
silverleaf
(06.10.25)
(11)

Makarna

Mirket
Şu marka iyidir olayı var mı, hepsi aynı mı?
Şu marka iyidir olayı var mı, hepsi aynı mı?
0
Mirket
(04.10.25)
Hepsi aynı değil tabii ki. Barilla Tortellini yediğim en iyi paket makarna. Migros'ta satılıyor bazen.
0
arbre
(04.10.25)
Bence var, rummo ve barilla'nin glutensiz penne makarnasi en begendiklerim. Filizin yumurtalisini denedim cok hizli pisiyor ve cok hafif geldi tadi onu da begendim.
0
sey mi dostum
(04.10.25)
en iyi makarna macrocenter ve karfurda satılan "De Cecco" marka olanı.
0
nahtoderfahrung
(04.10.25)
De cecco da yedim mesela ama bana gore rummo>de cecco.
Tamamen damak tadi, demek ki fark varmis :D
0
sey mi dostum
(04.10.25)
macrodan arrighi alıyoruz orjinal italyan makarnası.
0
orpheus
(04.10.25)
Ya hepsi aynı. Tek fark restaurantlarda adamlar daha güzel yapıyorlar.
0
Shepard
(04.10.25)
Rummo ve de cecco.
Benim hanım eve başka makarna zor sokuyor.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Rummo ve la molisana
0
Bruce
(04.10.25)
hepsi aynı değil, içinde kullanılan yumurta oranı, buğdayın türü vs tadını değiştiriyor. tabii ki de zevkler ve renkler farklı olur da, soruyu soran iyi olanı sormuş, yoksa sosla falan tadını ayırt edeni bulmak zor olur.
0
nahtoderfahrung
(04.10.25)
TR’de marketlerde satılanların hepsi birbirine yakın. Makro’ya falan gidip bir ton para vermeye gerek yok. Barilla demişler mesela İtalyanların genel olarak tercih etmediği, sıradan be global bir marka (örn: www.reddit.com). De Cecco da öyle açıkçası. Belki biraz daha iyidir ama indirime girdiğinde 1 euroya satılan bir makarna ne kadar farklı olabilir?

İtalya’da satılan yerel makarnalarda o farkı ben deneyimleyerek gördüm ama TR’de satılanların hemen hepsi aynı bence.
0
but that was just a dream
(05.10.25)
Ben Mutlu makarnayi cok seviyorum. Tadi bana daha lezzetli geliyor
0
narod
(05.10.25)
(1)

MacBook a spss kurma

monica
kanayan yarama çare arıyorumSonoma yüklü, üniversite personeli de denedi olmadıcrackli dosya buldum o da olmadı; ne yapılmalı? yeni bilgisayar alamam. teşekkürler.
kanayan yarama çare arıyorum
Sonoma yüklü, üniversite personeli de denedi olmadı
crackli dosya buldum o da olmadı; ne yapılmalı? yeni bilgisayar alamam. teşekkürler.
0
monica
(15.09.25)
Belki alakasız ama küçük bir ihtimal yardımcı olur: jasp ya da jamovi kullanabilirsiniz. Spss’ten çok daha user friendly yazılımlar.
0
but that was just a dream
(15.09.25)
(3)

Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sistemi nasıl işliyor?

dur lan silmeyin duyurumu
Geçen hafta açıklanan bu Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sistemi nasıl işliyor, çalışıyor? Çekilişsiz olan sistem çok mantıklı gibi.Diyelim ben 5 milyonluk ev alacağım. 2 milyonum var, anladığım kadarıyla %7 önden bedel alınıyormuş, 3,35 milyon için sabit ödemeli 60 aylık filan bir ödeme planı mı
Geçen hafta açıklanan bu Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sistemi nasıl işliyor, çalışıyor? Çekilişsiz olan sistem çok mantıklı gibi.

Diyelim ben 5 milyonluk ev alacağım. 2 milyonum var, anladığım kadarıyla %7 önden bedel alınıyormuş, 3,35 milyon için sabit ödemeli 60 aylık filan bir ödeme planı mı çıkarılıyor?

Bir de anlamadığım şu, ben bu sisteme girsem ve mesela 2 milyonum olsa hemen kredi veriyorlar mı? Yoksa 1 sene filan bekleme zorunluluğu var mı?

csb.gov.tr
0
dur lan silmeyin duyurumu
(14.09.25)
Emlak katılım özelinde duymadım ama evim sistemleriyle aynı sistem anladığım kadarıyla. Herhangi birine giderseniz size detaylı anlatırlar. Bankalara göre finansal açıdan daha karlı oluyor. Sadece 5 ay sonra alıyorsun parayı. Spk düzenlemelerine de tabiler artık.

Örnek:

1m birikmişiniz var
3m istiyorsunuz

4m üzerinde %7 280k organizasyon ücreti

Toplam aldığınız 3m ödediğiniz 3m + 280k oluyor.

Taksit miktarınız da parayı ne zaman alacağınızı belirliyor. Mesela ayda 120k ödeme gücünüz varsa 5 ayda alıyorsunuz parayı. Daha düşük tutarsanız taksidi süre de uzuyor.
0
but that was just a dream
(14.09.25)
tesekkürler,

iste zaten benim merak ettigim kisim bu. bende 2 var, 5 milyonluk kredi isteyince hemen veriyorlar mi? Eger böyleyse cok düsük faizli bir kredi oluyor aslinda.

ben parayi 1 ay sonraya alabiliyorsam mantikli. 6-12 ay sonra ise dövizden altindan filan para degerini kaybedebiliyor, bundan dolayi mantiksiz.
0
🌸dur lan silmeyin duyurumu
(14.09.25)
En erken 5.ayda alabiliyorsun ve 5.aya geldiğinde %40 ödemeyi yapmış olman gerekiyor. İstersen peşinatla gir istersen yüksek taksit istersen ara ödeme. Diyorsun ya 5’e ev alacam 2 köşede duruyor 3 alsam yeter. Sistem işte o 2’yi de sok içeri biz sana 5.ayda hepsini verelim diyor. yarın git örnek ödeme planı konuş daha net anlarsın. Yarın başlarsan sallıyorum 15 şubat gibi alırsın evi.


Bir de az da olsa evi aldıktan sonra ki taksitler öncekinden fazla olmalı mı ne diye şart var. Sen %40 şart için yani 2 milyon ödenmiş olmayı bence git 1,800 peşinat ver. Sonra ayda 40k öde. Aslında şubata kadar taksit ödememiş kendi paranı ödemiş olacaksın. Mart itibariyle de ayda 50k ödicem 60 ayda dersin. Ya da peşinatı 1900’e çek 20’şer öde, taksitleri 30-40’ar öde
0
avatar is back
(14.09.25)
(13)

2m tl paranız olsa

baldan kaymak
Ne yapardınız?
Ne yapardınız?
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Yarısı vadeli yarısı borsa
0
gabe h coud
(13.09.25)
gökten inse keşke şimdi.

ben borsa işlerinden hiç anlamam, keşke anlasam. ama o işlere bulaşacak kadar param olmadı hiç. önce borçlarımı kapatır stresten kurtulurum. kalanı vadeli.
0
art cat chocolate
(13.09.25)
Düzelteyim; vadelide paran var mı desen, yok :) tavsiye verirken riski dağıtmayı düşünüyor insan. Gayrimenkul, altın ve borsada benim yatırımım.
0
gabe h coud
(13.09.25)
Direkt istanbula geri taşınırdım. Bitirdi bu şehir beni.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(13.09.25)
Müteahhit akrabamız var ona verip bir sonraki inşaattan kâr payı alırdık muhtemelen. En kötü ihtimalle şu anın en popüler yatırım araçları olan gümüş ve abd borsasına yatırım yapardım.
0
Sadece soruyorum
(13.09.25)
5 e bölüp
1/4 ile altın ya da altın sertifikası alırdım
1/4 uzun vade vadeliye atardım
1/4 borsa
1/8 gümüş
1/8 nakit ve ya günlük vadelide tutardım ki alım fırsatı gelen borsa kağıtları için
0
pislick0
(14.09.25)
O mertebelerde bi seyler var kenarda. %50 abd borsalari, %30 vadeli, %20 ppf
0
ghilleinthemist
(14.09.25)
yarısı fiziki altın yarısı fiziki gümüş
0
Batuhanolabilir
(14.09.25)
Yüzde yüz msci world index.
Bir diğer düşüncem de stoxx 500 + msci world ex Europe yüzde 50/50 olabilir.
0
logisticsmanager
(14.09.25)
Uzun vadeliyse tamamı altın
0
but that was just a dream
(14.09.25)
- Aylık temettü dağıtan ABD borsa fonları var bir kısmı oraya
- Bir kısım altın, hala gideri var
- Bir kısmına da Aselsan ve Tüpraş.
0
Lethe
(14.09.25)
ev alırım (istanbulda yaşamıyorum)
0
f02561
(14.09.25)
Arabamı yenilerim
0
kararsızataletfilozofu
(14.09.25)
(6)

Avrupa gezisi tavsiyesi lütfen

luluki
Almanya, belçika , hollanda turu yapılacak. En fazla 6 gün. Sonrası sıkıyor. Ailecek. Ana baba ve ergenAlmanya dan düsseldort dortmund ya da köln.Tipik bi alman şehri olsun. Bolca tarih ve güzel şehir planlaması. Ve belçika sınırına yakın.Beçika dan yine bu ayarda bi şehirSon olarak hollanda. Amster
Almanya, belçika , hollanda turu yapılacak. En fazla 6 gün. Sonrası sıkıyor. Ailecek. Ana baba ve ergen

Almanya dan düsseldort dortmund ya da köln.
Tipik bi alman şehri olsun. Bolca tarih ve güzel şehir planlaması. Ve belçika sınırına yakın.

Beçika dan yine bu ayarda bi şehir

Son olarak hollanda. Amsterdam sanırım yeterli. Ve yakınsa bi şehir daha?

Almanya ya inip araba kiralasam...
Gittiğim her yerde park parası verecek miyim?
Park parası nasıl alınıyor? Bizdeki gibi işpark görevlisi mi yoksa ne?
Tüm tur 6 güne sığar mı? Yoksa vakit hep yolda mı geçer?
Her yeri görme derdinde değiliz. Sanat tarihçisi kafasında değiliz. 2 3 kiliseyi dışardan gör, sehir meydanında dondurma yiyerek ortalığa göz gezdir, 1 2 müzeyi laklak yaparak gezmek bizim için yeterli.

Bolca anlatın. Her satırınızı not alarak okuyacağım.
Herkese şimdiden teşekkürler...
0
luluki
(05.09.25)
almanya için konuşayım.

dortmund'da kelimenin gerçek manasıyla hiçbir şey yok. turizm açısından sıfır bir şehir. düsseldorf-köln ikilisi yeterli. vakit kalırsa köln'e çok yakın olan bonn da yapılabilir.

almanya'da park her yerde paralı değil. her şehirde parkın ücretsiz olduğu mahalleler var. tabi şehrin en merkezi bölgesine park etmek isterseniz oralar ücretli olur.

park için üç seçenek var:

birincisi, sokağa park edip yakınlardaki otomattan (sokak ücretliyse illaki vardır) park bileti (parkschein) alacaksınız ve bu bileti dışarıdan görülecek şekilde aracın konsolunun üzerine bırakacaksınız. ordnungsamt görevlileri rastgele kontroller yaparlar. bilet varsa ceza yemezsiniz. bu sokak otomatlarını kullanmanın dezavantajı, parayı önceden ödediğiniz için süreyi de önceden belirlemiş olursunuz. süreyi uzatmak isterseniz geri dönüp yeni bilet almalı ve arabaya bırakmalısınız.

ikincisi, telefona easypark gibi bir uygulama yüklemek. yabancı hatlı bir telefonla nasıl oluyor bilmiyorum ama hesabı bir karta bağladığınızda park ücretini buradan ödeyebilir, süreyi istediğiniz gibi uzayıp kısaltabilirsiniz. görevliler sistemden park ücretini ödediğinizi görür ve ceza yazmazlar. easypark'ta hangi bölgeler ücretli, hangileri ücretsiz, park ücreti ne kadar vs. hepsini önceden görebilirsiniz.

üçüncü ve en basit yöntem, arabayı şehir merkezinde ücretli bir otoparka bırakmak. girişte bilet alır, çıkarken otomattan ücreti ödersiniz. fiyatlar otoparktan otoparka değişiyor. google yorumlardan hesaplı otoparklar bulabilirsiniz.

birinci ve üçüncü seçenekler için not: otomatlarda bazen sadece nakit geçer. yanınızda her zaman nakit bulundurun.
0
sir gawain
(05.09.25)
Brüksel’e uçun, 1 gün şehir turu, 2 gün de günübirlik, akşam geri dönmeli, ghent ve brüj yapın. Dördüncü gün Amsterdam’a gidip 2-3 gün de orada kalın.
0
archmage mahmut
(06.09.25)
Köln'ün batısında kalan görmeye değer şehirlerin hepsi birbirine 2-3 saat uzaklıkta. Kölne sabah erken inip araç kiralasan, hollandadan belçikaya göreceğin bütün şehirlerde birer saat kalsan, kölne tekrar döneceğin şekilde bütün seyahati bir günde bile yapabilirsin. 6 günlük araç kiralamak ayırdığın bütçeyi zorlamayacaksa araç kiralamak hem uçağın zahmetinden hem alanın dar oluşundan dolayı bana daha mantıklı geliyor. Park konusu hem zahmet hem masraf ama kalacağın yerin otoparkı varsa eğer bu dertten kurtarır.
0
beyfendi
(06.09.25)
Hollanda'da köyleri kasabaları gezecekseniz araba işinize yarar ama Amsterdam ağırlıklı plan yaparsanız arabasız gidin. Şehir içi hız sınırı 30 muydu, öyle bir şey. Raylı sistem çok yaygın, her yere metro tramvay trenle gidebilirsiniz.

Gouda (peynir müzesi, peynir alışverişi), Delft (porselen müzesi), Utrecht (önereceğim özel bir müze yok) Amsterdam'a görece yakın ve keyifli yerler.
0
kobuzchu kiz
(06.09.25)
köln & düsseldorf gayet güzel. Zaten çok yakınlar trenle. 1 gün 1 gün yeter.
Düsseldorf'ta uzak doğu kültürüne meraklı olanlar için çok iyi uzakdoğu restoranları var öyle bir kommunite oluşmuş.

Hollanda'da rotterdam tavsiye ederim amsterdam yerine.

Belçika'yı bilmiyorum.

Araç kiralamak yerine tren kullanmak daha kolay olabilir.

Park yeri özellikle şehir merkezlerinde dert.
0
anten
(06.09.25)
Almanya Köln’e inebilirsiniz. Köln güzel, keyifli bir şehir ama 2. Dünya savaşında tamamen yıkılmış bir şehir. Bu sebeple tarihi bir şehir kriterinizi katedrali haricinde ne kadar karşılar emin değilim. Bu sebeple hem Belçika hem Hollanda sınırındaki Aachen daha iyi bir seçenek olabilir.

Yani şöyle:

1. Gün: Köln
2. Gün Aachen

Buradan sonraki 2 günü Brüksel-Antwerp-Gent’e ya da bunlardan ikisine ayırabilirsiniz.

Son 2 gün de Amsterdam. Bir gün şehir merkezi ikinci gün Zaanse Schaans, yel değirmenleri vs, oradan Köln 3 saat vs.

Park yeri ise:
Görevliler yok ama sokakta park bankoları var. Seety ya da Easypark uygulama indirirseniz neresi ücretli neresi ücretsiz görürsünüz. Almanya’da daha makul fiyatlar, Belçika’da ve bilhassa Amsterdam’da inanılmaz yüksek (5+ euro saatlik).

Spesifik sorularınız olursa dm’den yazabilirsiniz. İyi gezmeler.
0
but that was just a dream
(06.09.25)
(15)

İspanya Endülüsü gezdiniz mi? (Sevilla, Cordoba, Granada)

Cesario
Az çok gezilecek ziyaret edilecek yerleri belli.Arkadaşımla Ekim sonu düşünüyoruz 7 gece.Madrid gidiş Sevilla dönüş.Hangi şehire kaç gece ayrılır?Bu rota hakkında önerileriniz, önermedikleriniz yaşadığınız güzel, olumsuz şeyler neler oldu?
Az çok gezilecek ziyaret edilecek yerleri belli.

Arkadaşımla Ekim sonu düşünüyoruz 7 gece.

Madrid gidiş Sevilla dönüş.

Hangi şehire kaç gece ayrılır?

Bu rota hakkında önerileriniz, önermedikleriniz yaşadığınız güzel, olumsuz şeyler neler oldu?
0
Cesario
(29.08.25)
Sevilla 2-3 gün gezilebilir. Cordoba bence 1 gün bile yeter gece kalmaya gerek yok. Granada'ya gitmedim. 7 gece bence fazla.
0
enteg
(29.08.25)
Sevilla 2 , Cordoba 1 , Granada 2, Malaga 1, dönüşte Ronda ve Setenil gece Sevilla varış.
0
Mistyimage
(29.08.25)
Arkadaşlar buna Madrid de dahil ama başlığı Endülüs olarak açsam da.
0
🌸Cesario
(29.08.25)
sevilla yazın çok sıcak, ekim sonu iyi.

güzel şehir, ticaret şehri olduğu için nehir vb. benim çok hoşuma gitmişti. Madrid insanlar beğeniyor da ben gitmedim, oraya ayırabilirsiniz.

Valencia'daki festival ne zaman baksanıza, İspanya'da festivaller çok zevkli oluyor.
0
kveldulv
(29.08.25)
@kveldulv

15-19 martmış eğer kastettiğin Las Fallas festivaliyse.
0
🌸Cesario
(29.08.25)
3 şehirde de bulundum.
Sevilla 2, Granada 2, Cordoba 1 gün yeterli.
0
hain kostokk
(29.08.25)
4 gece sevilla
Günübirlik stenil de las bodegas
1 gece ronda
3 gece granada yaptık.
İçime sinen tatillerden biri oldu. Daha uzun kalsaydık cordoba, cadiz de istiyorduk ama o da başka sefere.
0
ruhen hastayim ben
(29.08.25)
Madrid’e gitmeyin, Sevilla gidis-Malaga donus veya tam tersi ideal.

Arabayla rahat edersiniz ama sart degil arada kucuk yerlere ugramayacaksaniz. Keyif alan biriyseniz Cordoba’da 1 gece kalabilirsiniz.

Araya Madrid katarsaniz olmaz. Baska gezide yapin Madridi. 7 gun de az Endulus bolgesine ama en azindan ana gorulecek yerleri gorebilirsiniz
0
kuehles blondes
(29.08.25)
Valla eğer yeme-içme ve eğlenceye meraklıysanız, Madrid'e en az 2 gün ayırın derim.

onun dışında Sevilla 3, Malaga 2 gün ayırın bence. Cordoba ve Granada ile ilgili fikrim yok çünkü.
0
elektr10
(29.08.25)
www.spain.info

şurayı bir inceleyin tarihlere göre bence =)
0
kveldulv
(29.08.25)
Sevilla 2 gün.
Cordoba 1 gün.
Granada 1 gün şehir 1 gün Alhambra.
0
but that was just a dream
(29.08.25)
sevilla'ya gitmistim epey guzel. birkac gun sonra da arkadaslarla malaga'ya gidecegiz. bir arkadasim 5 yil orada yasamisti ve malaga'daki deniz urunlerinin kalite ve fiyat olarak ispanya'da hicbir yerde olmadigini soyledi.

buradan hareketle malaga'yi da deneyebilirsin.
0
bohr atom modeli
(29.08.25)
biz Pegasus ile gidiş-dönüş Madrid yaptık. Madrid den tren ile sevilla'ya geçtik. 3 gece orada kaldık. oradan sabah gidiş - akşam dönş cordoba yaptık. Sonra da Granada'ya geçtik ve iki gece kalıp tekrar trenle madrid'e döndük. tabii bunu neden yaptık. o zaman Pegasus'un Sevilla uçuşu yoktu. ayrıca madrid birkaç kez görülmeye değer bir yer. :)

bu videolarımız da belki işine yarar;

www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
kafa koparan manyak
(29.08.25)
gezmedim ama gezmeyi çok isterim, hayallerimden biridir. öyle hayal kurarken bazen rota oluşturmayı denemiştim ama o kadar çok yer ve şehir vardı ki işin içinden çıkamamıştım, "ulan hayal kuruyoruz bu kadar mesai harcanmaz bu işe" deyip bırakmıştım. o yüzden sana iyi yolculuklar diliyor, rota ve gezilecek yer konusunda fikir/bilgi paylaşan diğer duyuruculara teşekkür ederek huzurlarınızdan ayrılıyorum
0
der meister
(29.08.25)
@eileengray

Arkadaşımla gideceğimiz için net değildi. Hava koşullarından dolayı İspanya yapalım dedi. Bana kalsa İsviçre <3

Uçak bileti bakıyoruz da, Ekim sonu o kadar pahalı ki her yer, üzerine ekleyip Japonya yaparsın yani. Pegasus bile 20 bine yakın fiyat.
0
🌸Cesario
(30.08.25)
(2)

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmeni ek işte çalışabilir mi?

santimantal
Devlet okulunda kadrolu olarak çalışan rehber öğretmen.Bir yakınımın okuduğu okulda sürekli saçma sapan olaylar oluyor öğrenciler arasında. Ve rehber öğretmen öğrencilerle doğru dürüst ilgilenmiyor.Öğrendik ki hoca okula erken girip erken çıkıyor ve geç saatlere kadar başka bir işte, terapist/danışm
Devlet okulunda kadrolu olarak çalışan rehber öğretmen.

Bir yakınımın okuduğu okulda sürekli saçma sapan olaylar oluyor öğrenciler arasında. Ve rehber öğretmen öğrencilerle doğru dürüst ilgilenmiyor.

Öğrendik ki hoca okula erken girip erken çıkıyor ve geç saatlere kadar başka bir işte, terapist/danışman vb. bir pozisyonda çalışıyor.

Bir insan iki işte birden çalışınca aynı verimi sağlayamaz.

Bu kişinin başka bir işte çalışması yasal mı, yoksa suç mu işliyor?

Okul müdürü de bunu biliyor bu arada. Onun yaptığı da suç sayılmaz mı?
0
santimantal
(20.08.25)
Devlet memurlarının başka bir işte çalışmaları yasal değil
0
but that was just a dream
(20.08.25)
Bahsettiğiniz kadroya has bir durum değil, bahsedilen okul MEB okulu herhalde, başka bir işte çalışması yasal değil ki zaten kayıtlı da çalışamaz kaçak çalışıyordur.

Ama saat kısmını bilemeyeceğim, o branşa göre ve okul müdürünün inisiyatifine göre değişebiliyor teamulde. Yani o kişi o ek ise gitmese de, aynı şekilde okul müdürü ile anlaşıp aynı saatlerde girip çıksa, belirlenen mesai saatlerinden az çalışmıyorsa buna yapılabilecek bir şey yok bildiğim kadarıyla.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.25)
(16)

Türkiyeli Türk tartışması

michael_knight
Türkiyeli-Türk kelimeleriyle ilgili bir tartışma var son haftalarda ama ben pek takip edemedim. Takip etmeye çalıştığımda da taraflar fanatikleşmiş ve söyledikleri anlaşılmaz hale gelmişti. Bu konuda tarafların ne dediğini, sizin hangi fikre yakın olduğunuzu anlayamayacağım şekilde açıklamanız mümkü
Türkiyeli-Türk kelimeleriyle ilgili bir tartışma var son haftalarda ama ben pek takip edemedim. Takip etmeye çalıştığımda da taraflar fanatikleşmiş ve söyledikleri anlaşılmaz hale gelmişti.

Bu konuda tarafların ne dediğini, sizin hangi fikre yakın olduğunuzu anlayamayacağım şekilde açıklamanız mümkün mü?
0
michael_knight
(20.08.25)
almanyalı, fransalı, italyalı var mı?
0
renegade
(20.08.25)
abi bunda anlamayacak ne var. kürt ayrıcalıkçıları kendilerine türk dememek için ve türk kelimesinin içini boşaltmak için türk demeyelim türkiyeli diyelim diyorlar. türk ırk ismiymiş, türkiyeli ülkede yaşayanlarmış diyorlar. buna karşı olanlar da türk demek zaten türkiye vatandası anlamına gelir diyor. alman yerine almayalı, italyan yerine italyalı demiyorsak türk yerine türkiyeli dememeliyiz diyor.
daha detay var ama konu ile ilgili değilsen gerisi biraz entelektüel ve teorik bir tartısma. niçin merak ettin bunu gece gece. herkes her konu ile ilgilenmek ve bilmek zorunda değil ki
0
abelardo
(20.08.25)
@renegade, amerikalı var suriyeli var; sence aralarındaki fark ne?
0
Bruce
(20.08.25)
gündem değiştirmece volume562342342344
0
duyurukullanıcısı
(20.08.25)
Bu konu her çıktığında ben hep "hmm yine bir işler çeviriyorlar ama kimbilir ne" diyorum. Aynısını dediğim bir de "ey israil" var. Arada artık torba yasa mi geçmiştir ne olmuştur, bir şeyler olmuştur da takip edemedim.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.25)
ataturk ve silah arkadasi tayfanin kurdugu "ulus devlet" denen nane.
yani bu sinirlar icinde dogan ve yasayan herkes turkluk catisi altinda birlesiyor, senin arap ermeni falan olman farketmiyor, biz sana turk diyip geciyoruz kafasi.

tabii bu agir gocmen alan toplumlarda islemiyor, o topraklarda dogmamis milyonalarca insan bunu kabul etmiyor. amerika mesela, binbir irktan dinden ve farkli dilleri konusan insanlar var. bunlar kendilerine amerikan denmesini istemiyor, olayi bir business bolarak goruyorlar, ben vergimi veririm, karsiliginda sen bana para kazandirirsin, calistigim surece guzel yasam sunarsin, isim bittiginde de ceker giderim ulkeme donerim. o yuzden cift vatandaslik isleri var, o yuzden de benim gibi milyonlarca insan dogdugu ulkenin vatandasligini birakmiyor.

simdi tabii bunu goren ozellikle bizim kurt kardeslerimiz, lan birakin bu etle tirnak gibi manikurcu terimlerini diyip, ki bu rahmetli Sirri'nin ennn kil lafidir, biz turk degiliz aha bak amerika gibi baskanlik sistemine de gectik, turkluk gibi bir catiya gerek yok, turkiyeli diyelim argumanini ortaya attilar. yuzyillarca yillik bir alerji nuksetti.

bizim bademler de zaten 20 senedir kucuk amerika olmak icin kiclarini yirtttiklarin, yanlarina agir demansli bir dedeyi de alarak bu yola ciktilar.

bakalim ne olacak...
0
cooperr
(20.08.25)
Ben Türküm, Türkiyeli diye tanımlamıyorum kendimi. Ama bir Kürd’ün de kendisini Türk diye tanımlamasını beklemek ve bunu yapmayanları da ayrılıkçı diye yaftalamak makul bir yaklaşım değil zannımca. Biraz ergence hatta. Etnik olarak Türk olmayan ve kendisini Türk olarak tanımlamak istemeyenler kendilerine Türkiyeli diyebilir ne var bunda. İtalyalı, Almanyalı var mı denmiş, Hollandalı var mesela. Çok kompleks bir mesele değil esasında. İnsanlara kimlik dayatmak çok gerici bir yaklaşım.
0
but that was just a dream
(20.08.25)
bir kişi amerikalı, suriyeli örneği veriyorsa koşarak uzaklaşın. bizim dilimizdeki amerikalı kelimesi american'ı tam karşılamıyor. dünyada birçok ülke, devlet ve vatandaşlık adını baskın olan çoğunluk olan halktan alır. (göçmen cenneti veya yapay devletler hariç)

güneyimizde kürdistan özerk bölgesi var. burada türkmenler, ermeniler, araplar da yaşıyor. buranın adına kürdistan değil de mezopotamya diyelim denildiğini düşünün ne cevap verirler?

binlerce yıllık tarihi olan, asya, bizans ve avrupa kaynaklarında Türk olarak anılan bir millet, ülke adını ve vatandaşlık tanımını neden değiştirsin veya paylaşsın? bunu dünyada hangi millet kabul etmiş?

bir de Türk kelimesinden rahatsız olup Türkiyeli tanımını kabul etmek de tuhaf. Türkiye, -Türklerin ülkesi- anlamına geliyor. eee ne anladım ben bundan? sanırım ülke adını değiştirme hedefleri şimdilik halı altına süpürülmüş. hele şu Türklük tanımını bir halledelim diye düşünüyorlar.
0
jepa
(20.08.25)
bir kimlik mucadelesi.

19.yy ile beraber ulus/dil/etnisite uzerinden herkes bir yere konumlandi. bizim imparatorluk cokup herkes dagilinca geride kalan anadolu insanlari da birbirine bakarken devlet gelip siz turk'sunuz dedi.

ozellikle dogu'da, yani kirsal kesimlerde problemler ciksa da devlet baskisiyla insanlar tek tiplestirildi.

simdi bazi insanlar da diyor ki biz turk degiliz, bizim baska kimliklerimiz de var. oyleyse turk catisini reddediyoruz. turkiyeli diyelim diyorlar. yani ulkenin hakim unsuru olarak turklerin indirilmesini istiyorlar.

akp'nin turk kimligine saldirip musluman kimligini one cikarmasindan cesaret alan zumreler de firsat bu firsat diyerek turkluk kimligine saldirmaya basladi. turkler de savunuyor. guc savasi.
0
antikadimag
(20.08.25)
öncelikle çok umursamıyorum... ama bakınca türk asıllı olmayıp türkiye vatandaşı olanlara da türk denmesi evet garip geliyor. türk kelimesi hem ırkı hem vatandaşı olunan ülkeyi belirtmekte kullanılıyor.

işine gelince türkçe'yi övmek için çok zengin dil, çok fazla kelime var, başka dillerde ayrımı olmayan farklı şeyleri tanımlayan ayrı kelimeler var diye överler(mesela love'a karşılık aşk/sevgi ayrımı) ama aynı problemi çözen türkiyeli kelimesine düşman olurlar... niye?

yani türkiyeli kelimesi türk kelimesinin iki anlamda da yerini alsın mı deniyor? türk ırkını belirten türk kelimesi kullanılmasın mı deniyor? problem ne? türkiyeli türk de olur, almanyalı türk de olur, türkiyeli kürt de olur. türkiyeli bir türk kendini türk olarak da tanımlayabilir, türkiyeli olarak da... ikisi de doğrudur ve farklı şeyleri ifade eder. bi türk yine kendini amerikalı, almanyalı olarak da tanımlayabilir vs...

iki farklı şeyi ifade etmekte iki farklı kelime kullanılmasını yani türkiyeli kelimesinin kullanımını destekliyorum. kullanırım da...
0
konetsu
(20.08.25)
Kürtler dışında kimse rahatsız değil Türk kelimesinden. Ben şahsen Türk olmayan birinin Türk addedilmesinin Türklüğe zarar vereceği kanaatindeyim. Veriyor da keza. Benim için Türklük ırk demektir. Aynı şekilde Alman denince de Japon denince de ırk anlarım. Bence kahverengi tenli bir Japon olamaz. Olsa olsa Pakistan asıllı Japon olabilir o. Aslında Turkish kelimesi bence bizi harika tanımlıyor. Karman çorman bir demografi. Tam Türk de değil, değil de değil. Türksü. Turk-ish
0
Batuhanolabilir
(20.08.25)
örnekler hep yanlış ülkelerden veriliyor bu konuda. birincisi “italyalı, almanyalı diye bir şey yok” ve “amerikalı diyoruz çünkü amerika çok uluslu bir devlet” argümanları. bunların hepsi ingilizcede -an ekiyle bitiyor. böyle bir ayrım başka dillerde yok, türkçede var. yani evrensel bir sorunu türkçe dili sınırları içinde örnekleyip tartışmak salakça.

türkçede bazı milletlerin sıfatlaştırılıp (yunan, alman, italyan vs.) bazılarının -li eki alması tarihsel temas ve dil alışkanlıklarıyla ilgili. sosyolojik ya da demografik bir sebebi yok. bu salak fikri ilk kim ortaya attı bilmiyorum ama konuyu bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor.

türk-kürt meselesine gelirsek, bununla ilgili bize en yakın örneğin ispanyol-katalan olduğunu düşünüyorum. kürtler biz bir tarafımızı yırtsak da türk değiller, fars kökenli bir etnik grup. türkler gibi orta asya’dan gelmemişler. kendilerine ait dilleri var. kendi özerk bölgeleri ya da ülkelerinin olmaması bir millet olmadıkları anlamına gelmiyor. bir kürdün kendine türk demek istememesi (aynı şekilde bir katalanın kendine ispanyol dememesi gibi) türkleri neden çıldırtıyor anlamıyorum. o yüzden bir kürdün kendini türk değil türkiyeli olarak tanımlaması bana son derece normal geliyor. bu, birlikte aynı ülkede yaşamamız için bir engel ya da tehdit değil. bir kürdü zorla türk olarak tanımlayınca o kürdü türk yapmış olmuyorsunuz. üzgünüm.
0
sir gawain
(20.08.25)
anayasaya kürt girerse, önce özerklik sonra bağımsızlık alabilirler. olay bu.

ulus devletlerde böyle bişey yok. o kürtler fransalıyım demiyor, fransızım diyor.
0
gurur
(20.08.25)
cevapları okudum da inanılmaz bir bilgisizlik ve kafa karışıklıgı var. bu da ortamı karıstırmak isteyenlerin çok işine geliyor.

almanyalı, italyalı yok ama amerikalı, hollandalı var, buna ne diyeceksin diyenler var.
cevabım şu: bilmiyorsunuz. amerikalı yok american var, hollandalı yok dutch var.
sylvester stallone kendisine american demiyor mu acaba? italyanım mı diyor?
veya arnold schwarzenegger kendisine american değil austrian mı diyor.
ruud gullit dutch değilim mi diyor?
gayet te bunlar american. ırkları önemli değil.

"türkiyeli türk de olur, almanyalı türk de olur, türkiyeli kürt de olur. türkiyeli bir türk kendini türk olarak da tanımlayabilir, türkiyeli olarak da... ikisi de doğrudur ve farklı şeyleri ifade eder. bi türk yine kendini amerikalı, almanyalı olarak da tanımlayabilir vs..."
denmiş. bu da yanlış. kylian mbappe kendisine afrika asıllı fransız der. afrikalı fransalı demez. veya abddeki siyahiler kendilerine african american der.
yani bir insan kürt asıllı olabilir. ama burası türkiye ve vatandaşlık tanımımıza göre bu kişi türktür.

eğer bu size mantıksız ve yanlış geliyorsa ve çözümünüz bu kişi kendisine türk demesin ise bunun geleceği yer çok kötü olur. son 25 yılda öngördüğümüz her şey bir bir oldu. hala akıllanmıyor ve bu saçmalıklara inanıyorsunuz. olacak şeyleri söylüyorum: ülkenin adı türkiye de değişir. ülkede türk ve kürtler için ayrı yasalar olur. ülkede kürtler için ayrı kontenjan tanınır, şu pozisyonda şu kadar kontenjan kürtlere ayrılsın bu kadar kontenjan türklere ayrılsın denir, bu zaten dillendirilmeye başlandı. bunun geleceği yer en iyi ihtimalle liyakatsizlik olur, büyük ihtimalle kıbrıstaki gibi, yugoslavyadaki gibi iç savaş olur.

masumane şeyler değil bu istekler ve bunu makul gören argümanlar
0
abelardo
(20.08.25)
@sir gawain; kendi icinde tutarli cevap ama konu burada bitmiyor. kurtler etnik olarak turk olmasa da vatandaslik olarak turk. yani bunu turkiyeli yapsan yarin hala turkish citizen olmaya devam edecekler.

bu vatandaslik bagini, etnisiteden ayirabilmekle alakali. cunku bu yola girersek turkiye'de yasayan turklerin ne kadari "turk"? diger turk kavimleriyle ne fenotip ne genotip ayni degil. ancak bir sekilde burada yasayanlara turk denmis. simdi baska bir grup cikip bu tanima saldirinca dogal olarak huzursuzluk cikiyor. ya da diger bir acidan ulkede huzursuzluk ciktiginda insanlar hakim kimlige saldirmaya daha tesne oluyor.

temelde konu devletin, yani vatandasligin hangi kimlige ait oldugu. turkce konusan turklerin devleti mi, yoksa turkce, kurtce vs diller konusan turkiye'lilerin devleti mi? buradaki hakim sinif turkce konusan turklerdir, devlet onlarindir, oyleyse turk devletidir, dili turkcedir, ve vatandaslari da turk'tur oluyor. cunku turkce konusan turk vatandaslari tanimlamasini yaptiginda kurtler de bu catinin altinda yer alabiliyor. ancak kurtler de her millet gibi kendi kaderlerini tayin hakki istiyor ve yukaridaki tanimi kabul etmiyor. bugun yasadiklari yerlerde devletlesemeyeceklerini, turkiye'nin buna izin vermeyecek kadar guclu bir devlet oldugunu 40 yillik savas sonrasi anlayinca simdi fragmantasyonu mevcut kimlik uzerinde yapmaya calisiyorlar. al sana postmodern boluculuk ve terorizm :)

turkiyeli tanimi alt kimlikleri ust kimligin onune cikariyor ve mikro milliyetciligin onunu aciyor. boyle bir toplumun saglikli olmasi mumkun degil, fragmantasyon her devlet icin zararlidir. ermeni etnisiteye sahip biri vatandaslik olarak turk olabilir. ayni bircok etnik turk'un alman vatandasi olmasi gibi. etnik olarak almansin demiyor kimse onlara, ama vatandaslik olarak alman. butun dunya da bunu boyle taniyor. deutsche/deutscher yerine deutschlander diyelim gibi bir konu illa almanya ornegi verilecekse.

yoksa yukarida dedigim gibi turklerin ne kadari turk? burada turkce konusan ve muslumanlasmis latinleriz hepimiz. birini alip yunanistan'a veya ege'ye biraksak, dil ayrimi olmadan sadece insanlara bakarak anlayamaz kisi nerede oldugunu. ayni insanlar cunku.

bir de bu konular kim nereden ne koparirsa mantigiyla isliyor. bugun turkiyeli desen, yarin anadolulu diyelim diyecekler. surekli hakim kimligi tirtiklama durumu var. ki esyanin tabiati bunu gosteriyor. mevcut devlet birkac yildir sallantida oldugundan yeni kimlik tanimlamalari pesinde herkes. ki bu turkiyeli lafinin cogalmasi da ayni donemde oldu. sunu diyelim bunu diyelim karisikligindan ziyade ulkenin ortak anlatisinin kayboldugunu ve icine dustugu buhrani gosteren bir tartisma bu.
0
antikadimag
(20.08.25)
Ulus devleti yıkma ve federal yapı oluşturma çabası. Türk düşmanları ve onların yardakçıları Türkiyeli diyor. Yasal olarak da mantık olarak da doğrusu ve gerçeği Türk.

@Bruce onlar ulus devlet değiller. Suriyeliler Arap hatta ülkenin tam adı Suriye Arap Cumhuriyeti. ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ise Britanya-Fransa-İspanya kökenli olarak kurulduktan sonra çeşitli ülkelerden göç alarak büyüyen bir ülke. Günün sonunda savaşı kazananlar Fransızlar ya da İspanyollar değil, İngilizler. O yüzden de dil de ölçü birimleri de Britanya kökenli. Daha sonra bağımsızlıklarını ilan etmiş olsalar da tek bir ulus değil, ulusların bir araya geldiği federasyon olduğu için ayrı adı yok. Bir kürt devleti olsaydı. Kürt devleti, ermeni devleti, arap devleti ile birlikte federasyon olarak Türkiye kursaydık biz de ulus devlet olmayacağımız için "Türkiyeli" denirdi herhalde. Böyle basit sorularınız olursa çekinmeyin.

Bu arada burada bize "Türkiyeli" diye ucube bir ismi kitleyip ulus devlet yapısını yıkmaya oradan da bölünme yolu açmaya çalışanların yoldaşları vatandaşlığı kaptığı anda "Ermeni kökenli Fransalı" ya da "Kürt kökenli Almanyalı" ya da "Hindistan kökenli İngiltereli" demiyor. Fransız, Alman ve İngiliz diyor.
0
nawar
(20.08.25)
(10)

Golf Çok İyi Bir Araç mı?

eisberg
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim
Arkadaşlar 1 haftadır 8.5 golf kullanıyorum. Başlangıç paket. Araç çok hoşuma gitti. Yalıtımı, yol tutuşu, otomatik sürüş özelliği, yakıtı... Geçmişte opel, pejo araçlarım olduğundan mı nedir sanki premium bir araca biniyor muşum hissiyatı oluştu.

Aracımı da değişme planım vardı şimdi Golf'e yöneldim, fiyatı da hiç F/P durmuyor o yüzden bi sorayım dedim değer mi sizce? Siz ne düşünüyorsunuz Golf hakkında?
0
eisberg
(19.08.25)
Maliyet düşürmelerden önce rahat bir şekilde ancak belki de hala VW semi-premium segment bir marka denilebilir zaten..opelle pöjo ile kıyaslanmaz.

VW'nin lokomotifi modeli vitrini golf. Ama biraz gereksiz pahalı o kesin.
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf tr de gereksiz overrated bir araba. Orta segmentin en konforlu aracı vw serisi. C serisi bir mercedes kullanıp karşılaltırırsan golfün daha konforsuz olduğunu anlarsın. Ama tr de orta segmentte bence rakipsiz model.
0
mikahakkinen
(19.08.25)
Tr'de gereksiz abartılan, fazla anlam yüklenen bir araba. Yani yılların tok kapı sesi goygoyu var.
Onun dışında tabiki kendini diğer markalara oranla yüksek seviyeye koyan ve bunu yapmak için de seat ve skoda markalarina da sahip bir marka yani. Parana göre aynı arabanın farklı markalardaki hallerinden alabilirdin (vw polo, skoda fabia, seat ibiza). Ben severim ama böyle digerlerine 10 basar diyemem asla.

Misal bana Göre iyi bir rakibi focustu ve focus golf'e göre daha sportif, sürüşü daha iyi bir araba. Zaten incelemelerde de böyle çıkardı.

Kısacası sevdiyseniz alın da işte acayip kaliteli, hiç sorun çıkarmaz falan gibi beklentiyle almayın yani.
0
logisticsmanager
(19.08.25)
mk4'u sifir olarak 90larda bir arkadas almisti, zamaninin cok cok otesindeydi.
sonra audi gibi daha ust segment araclari satabilmek icin kalite dusurmeye basladilar.
o yuzden golf'lerin artik ayni kalitede oldugunu dusunmuyorum.

bir de motor onemli.. golf alinacaksa bence gti olmali ama ona da 4 milyon fiyat koymuslar, delilik..
0
cooperr
(19.08.25)
ben "türkiye özelinde abartılan bir araç" olduğunu düşünmüyorum. B-SUV'ların piyasaya sürülmesi ve elektiriklilerin gelmesine kadar son 50 yılda avrupada en uzun süre en çok satılan marka-model vw golf.

segmentinin en iyisi ama diğer arkadaşların dediği gibi neyle neyi kıyasladığın ile alakalı bir durum bu tabii.

www.motor1.com
0
AlsterWasser
(19.08.25)
Golf bence cok iyi bir arac. Volkswagen in das auto nun karsiliginda gosterdigi araba bu. Firsatiniz varsa alin. Benim param olsa dusunmeden alirim fakat mild hybrid olarak gecen golf 8 lerde kronik bir alternator problemi var anladigim kadariyla. 40 binde bile yolda kalanlari cok duydum. Bunu arastirin. Temiz bir golf 7 bulsaniz tadindan yenmez.
0
narod
(19.08.25)
golf'ün ilk üretim tarihi 1974. o zamandan bu yana yaklaşık 40 milyon satmış. c hatchback sınıfında normları belirleyen bir araç. avrupa'da yıllarca en çok satan araç oldu. özellik 4 ve 7 kasaları efsanedir. ister alıp uzun yıllar binersin istersen pek değer kaybı olmadan satarsın, 2.eli de çok hızlıdır.
0
mutlu yillar sana
(19.08.25)
Ben eski bir golf kullanıcısıyım. Golf satıp segment muadili olan bmw 1 serisine geçiş yaptım. Bmw daha premium, bu kesin ama inanılmaz bir fark var da diyemiyorum. Problemleriyle meşhur dsg kullanmama rağmen Golf 3 yılda beni hiç üzmedi.
0
but that was just a dream
(20.08.25)
sinifinin lideri. bu yuzden dunyanin her yerinde bu sinifta hep cok satiliyor, ve tutuluyor. bmw, mercedes gibi markalarin c segmenti araclari maalesef iyi olmuyor.

negatif ozellikleri var, yok degil.

tasarimi basit, ama kutu gibi olmasi kullanilabilir ic hacmi arttiriyor.
sanzimani problem cikarabiliyor.

ancak bu sinifta arac alacak olsam muhtemelen ben de golf alirim. bir de turkiye gibi araclarin pahali oldugu, premium araclarin ruya oldugu, park sorununun cok yasandigi bir ulkede c segmenti cok makul.
0
antikadimag
(20.08.25)
Negatif yönlerini duyunca dengeye geliyorsunuz merak etmeyin :)

Ama evet kalite konusunda liderdir. Yeni polo'lara da bakmanızı tavsiye ediyorum.
0
baldan kaymak
(20.08.25)
(7)

macbook pro ekranında klavye izi lekesi

atcapar
Merhabalar az önce fark ettim güncelleme yaparken ekran siyah durumda iken ekranda klavye izleri oluşmuş tedirgin oldum. Bu klavye lekesi bez sprey ile temizleyince geçer mi? Ciddi bir durum mudur? bilgisayarı alalı daha 2 ay oldu. Apple nasıl böyle bi hatayı görmezden gelir aklım almıyor.
Merhabalar az önce fark ettim güncelleme yaparken ekran siyah durumda iken ekranda klavye izleri oluşmuş tedirgin oldum. Bu klavye lekesi bez sprey ile temizleyince geçer mi? Ciddi bir durum mudur? bilgisayarı alalı daha 2 ay oldu. Apple nasıl böyle bi hatayı görmezden gelir aklım almıyor.
0
atcapar
(18.08.25)
Bende de oluyor. silince geciyor.
0
nuevo
(18.08.25)
Geçer geçer. benim ekran hep öyle, arada siliyorum tekrar oluşuyor
0
but that was just a dream
(18.08.25)
bir süre sonra kalıcı hale gelebilir. bu yüzden ekran koruyucu kullanıyorum macbookda.

mcstorey.com.tr
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.08.25)
ayda bir silsen bile yeter. geçiyor. ekran temizleme sıvısı ve gözlük bezi iş görür.
0
jelly bear
(18.08.25)
uzun süre temizlemezsen iz kalabiliyor. veya klavye bölümündeki toz pislik ekrana yapışabiliyor. ben araya ekran ölçüsünde gözlük bezi gibi ince bez koyuyorum artık temiz kalıyor
0
nwnd
(18.08.25)
Tuslarda dokunmalardan kalan yaglar yapiyor. Hatta dur soyleyeyim, ekranin ortasindan altina kadar olan kisimda oluyor di mi? (orasi en cok tus kullandigimiz yer)

Ekranlara dokunma hassasiyeti olan bir insan olarak ben de rahatsiz oluyorum bu durumdan. ustelik 13 yil sonra ilk sonra ilk defa sifir bilgisayar sahibi oldum hic dayanamiyorum. Araya konan mikrofiber seylerden deneyecegim, bir de basima bir sey gelmeyecekse apple marka olan silme bezinden siparis ettim. deneyimlerimi sonra paylasirim isterseniz.

sakin! ekrani yag cozen alkol, micellar water vb bir seyle silmeyin. Apple sitesinde IPA kullanin der ama kullanmayin. bunlar ekranda bulunan parmak izine dayanikliligi saglayan coatingi yavas yavas tuketiyor. telefon vb icin de gecerli durum.

klavyeyi temizlerken o kadar hassas olmaniza gerek yok sanirim, ama bastiginiz tuslar sizi rahatsiz edecektir, o yuzden su appi kurmanizi ve klavyeyi kitlemenizi oneririm. folivora.ai
0
supergirl
(18.08.25)
laptop kapalı haldeyken üstüne ağırlık binmiş olmalı gerek çantada gerek masada
0
Etanglement
(19.08.25)
(10)

akepenin basimiza musallat olmasinin sorumlusu..

feastofthedamned
Boomer kusagi mi ?y ve x nesli nispeten daha akilci ve tahsilli tiplerdi fakat bugün camii önlerinde toplasan, kasket takan, otobüslere bedava binen dayilar ve onlarin karilari ayni zamanda akepeye seçildikleri ilk üç seçimde de oy yagdiran kitle.Simdi bir kismi emekli maasiyla sürünüyor olsa da ülk
Boomer kusagi mi ?

y ve x nesli nispeten daha akilci ve tahsilli tiplerdi fakat bugün camii önlerinde toplasan, kasket takan, otobüslere bedava binen dayilar ve onlarin karilari ayni zamanda akepeye seçildikleri ilk üç seçimde de oy yagdiran kitle.

Simdi bir kismi emekli maasiyla sürünüyor olsa da ülkenin bu hâle gelmesinde önemli(!) katkilari yok muydu ?
0
feastofthedamned
(16.08.25)
Fi tarihinde bunun böyle olmadığını ispatlayan uzun bir entry yazmıştım. 2002’den bu yana doğum, ölüm, yaş istatistikleri vs. birçok bilgiyi işlemiştim. Hesabı kapadım birkaç yıl evvel yine. Çok uğraşsam bulurum da. Ama özetle, o iş öyle değil… Her kuşaktan her görüşten insan bulabiliyorsunuz…
0
yadigar
(16.08.25)
Anadolu insanı.
0
gobekliraki
(16.08.25)
Esas sorumlu bana kalırsa Arbre gibi kendi çizdiği sınırlarda olmayan herkese hukuki olmayan yollarla zorbalığı reva gören tipler.

TR yaş ortalaması görece genç olan büyük bir ülke ve sadece yaşlıların oy vermesiyle bir partinin iktidarda kalması imkansız.

Yakın zamanda yapılan çok kapsamlı bir araştırma var: analiz.tgss.org.tr

Hemen her konuda çok sağlam ve güncel veriler var. Ufuk açıcı olabilir.
0
but that was just a dream
(16.08.25)
Deniz Baykal
0
anaphylacticshock
(16.08.25)
Şu an kaynak veremiyorum da, birkaç yerde okudugum ve dinlediğim şöyle bir yasa değişikliği vardı, şu "kriz bizi teğet geçti" zamanlarında yapilan:

Türkiyedeki bankalara, kredi vermek için yurtdisi bankalardan kredi çekme imkanı veren bir değişiklik. O zaman da dağıttılar kredileri, bir bolluk vs, tabi dövizler bosaldi yavaş yavaş.

İşte, o zamanlar kim "nereden geliyor bu değirmenin suyu" demeden kredilere abananlar, hele ki ihtiyacı olmadığı halde 3,4,5... gayrimenkulunu alanlar var ya, onlar besledi akpyi.
0
encokbenisevinnolur
(16.08.25)
Uzun süre iktidarda kalmasına etkileri yüksek ama iktidar olmasından sorumlu olduklarını düşünmüyorum. Yanında bir de mhp var, hdp de yanında oldu şimdi dem var en son sinan oğan destek attı.
0
hebanon
(16.08.25)
akp herşeyden önce bir menfaat partisi. olay türbanla, imam hatipli menfaatiyle başladı sonrasında farklı boyutlar aldı.

akp'ye oy veren veya akp'yi övenin bundan bir faydası var kısacası. çok chp'li gibi görünüp de gizliden akp'den iş güç dilenen çok insan var.

eskiden insanların kaçtığı yobaz ve vizyonsuz tipleri şuan üniversitelerde hoca olarak görebiliyoruz.
0
runaway
(16.08.25)
Akepenin gelişi yıllarca örüldü ama çok kritik noktalar var. 94 istanbul belediye seçimlerinde sol partilerin ayrı ayrı adayla girip aralarından rtenin çıkması. 2002 seçimlerinde baykalın recep tayyip erdoğanın önünü açması. 2007 de abdullah gül cb olması için yeterli sayıyı bulamazken mhpnin akpye destek olup krizi önlemesi. Mhp chp koalisyonunun ekmeleddini aday göstermesi. 2015 davutoğlu kknın koaslisyonu kuramaması. Bunların toplamı akpnin ömrünü uzattı.

Şu an akpnin en çok oy aldığı yaş aralığı 30 55 yaş arası. Yani kendi döneminde torpille işe soktuğu, ihale verdiği grup. Dönemle alakalı değil, mesela biz şu an muhalifiz diyelim 50 sene sonraki çocuklar sizin yüzünüzden bu haldeyiz diyecekler. Bizim elimizden ne geliyor ki şu an?
0
mikahakkinen
(16.08.25)
londra'daki en pahalı üniversitelerin graduate student listelerine bak. bazıları fotoğraflıdır. Türklerin çoğu ya Türbanlı ya da erkekse ismi enes falandır. Bursunu verip gönderiyorlar

Adamlar sadece yandaş istihdamı için bekçilik diye bir şey çıkardı ortada bekçi yok. Bekçiler işe bile gitmiyorlar bence.

Bunlar bir fikir verir
0
runaway
(16.08.25)
1)kürtler. neden çünkü kürtler her siyasi partide varlar bugün chpde de varlar akpde de varlar kendi partileri de var. ama hdpyi kurmadan önce akp'ye abandılar. akp'nin vesayet retoriği ve ulus devlete karşı tavrını ilk yıllarda pragmatist biçimde desteklediler. işte ergenekon balyoz kozmik oda bülent arınç şu bu. hepsini iyi iyi iyi oluyor diye desteklediler, bunu tabi böyle söylemediler, dini öne sürdüler muhafazakar kesim de bunu güzel yedi.
2) Ergenekon balyoz sürecinde ağa takılmış çupra gibi teslim olan zabıtadan hallice askerler. Belli ki yozlaşma orada varmış, askerler askerlik vasıflarını bırakmış, orduevinde göt büyüten birer memura dönüşmüşler.

3) Kemal kılıçdaroğlu. AKP'ye rağmen seçim kazanmamak gibi üstün bir başarısı var kendisinin.
0
Batuhanolabilir
(18.08.25)
(2)

global blue tax free sorunsalı

adivar
pariste dönüşü tax free nakit almak istedik, iki tax freemiz vardı. Bir tanesini ödediler, diğerinin bir sayfası eksik. Kredi kartı numaranızı ve son kullanmasını yazın. Kutuya atın, karta ödensin dediler. Biz de alışverin yapıldığı kartın bilgilerini verdik. Fakat bu kart eşimin ismineydi. Bunu da
pariste dönüşü tax free nakit almak istedik, iki tax freemiz vardı.

Bir tanesini ödediler, diğerinin bir sayfası eksik. Kredi kartı numaranızı ve son kullanmasını yazın. Kutuya atın, karta ödensin dediler.

Biz de alışverin yapıldığı kartın bilgilerini verdik. Fakat bu kart eşimin ismineydi. Bunu da söyledik, kart üstündeki isim farklı diye. Sorun yok, numarayı yazmanız yeterli dendi.

Hemen ertesi gün de mesaj geldi, iadeniz onaylandı; ödemeniz provizyonda diye. Mesajdan sonra 4 iş günü geçti. Ne gelen var ne giden.

Tahminim isim farklılığından bir sorun oluştu ve iade gelmedi.

Bu durumda ne yapabiliriz, bunlarla nasıl iletişim kurabiliriz. Alışveriş yapıldığı kart dışında aynı isimde başka kart verseydik gelir miydi?

Saçma sapan bir prosedür zinciri...
0
adivar
(15.08.25)
Onaylandı dediyse gönderirler merak etmeyin. Benim 3 ay sonra gelen iadelerim bile oldu.
Global Blue app'iniz varsa oradan da takip edebilirsiniz.
0
elektr10
(15.08.25)
Gelir merak etmeyin, daha önce biz de aldık geri ödeme farklı bir isme sıkıntısız bir şekilde.
0
but that was just a dream
(15.08.25)
(6)

Akademik makale ve ChatGPT

seni tanıdığım güne lanet olsun
Bir sorum var. Akademik bir makale yazarken ChatGPT'ye belli noktaların düzeltilmesi, belki birkaç ayrıntı eklenmesi amacıyla bir paragraf gönderiyoruz. ChatGPT'nin cevabını aynen alıp yapıştırmıyoruz, oradan fikir edinip kendi paragrafımızda birkaç kelimeyi değiştirip birkaç kalıp ekliyoruz.Kendi p
Bir sorum var.

Akademik bir makale yazarken ChatGPT'ye belli noktaların düzeltilmesi, belki birkaç ayrıntı eklenmesi amacıyla bir paragraf gönderiyoruz. ChatGPT'nin cevabını aynen alıp yapıştırmıyoruz, oradan fikir edinip kendi paragrafımızda birkaç kelimeyi değiştirip birkaç kalıp ekliyoruz.

Kendi paragrafımızı ChatGPT'ye gönderdiğimiz için aynı ham paragrafı olduğu gibi makalede kullanıldığımızda bunun intihal olarak görüneceğini çünkü sistemin onu artık kaydettiğini iddia eden birçok akademisyen var. Bunun doğruluk payı nedir? Yurt dışında her türlü kullanımı teşvik edilirken ülkemizde ChatGPT adını duyunca öcü görmüş gibi davranan akademisyenlerin bir uydurması mı sadece?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(07.08.25)
Tamamen uydurmaları. Özellikle dil düzeltmek için gayet kullanımı uygun. Zaten birçok bakımdan olduğu gibi dil bakımınından da eşitsiz bir dünyada yaşıyoruz, bu eşitsizliği ne kadar azaltırsak o kadar iyi. Artık birçok dergi kullandığınızı belirttiğiniz sürece kullanmanıza izin veriyor. Tutup makaleyi chatgpt'ye yazdırmayacaksınız sonuçta, kaldı ki o kadarı mümkün değil. Sadece düzelttiğiniz yerleri çok dikkatli kontrol etmeniz gerekiyor. Bazen anlamı kaybedebiliyor.
0
evrim halkasi
(07.08.25)
Uydurma +1
0
jülsezar
(07.08.25)
Dergilerde artık AI statement bölümü oluyor, we used ChatGPT to increase readibility tarzı. Makalenin yazı kalitesini arttırmak için ChatGPT kullanımı yaygın ve meşru.

Örnek: www.elsevier.com
0
but that was just a dream
(07.08.25)
Bence buna uydurma demek tam olarak doğru değil. Burası çokomelli çünkü gerçekten bir kadın gibi en ufak bir şeyi bile unutmuyor. Bir zaman sonra yazdığınız bir şeyi, kaydetmemiş olsanız bile yüzünüze şırrak diye vurabiliyor.

İnanmıyorsanız chatgpt ye beni “beni roastla” deyin ve görün :)
0
gilbeys
(07.08.25)
Tez danışmanım bana "kullan ama bokunu çıkarma, eğer şunları şunları yaparsan sıkıntı olur, ama (örnekler) şekilde kullanmanda sakınca yok, sana kalmış" dedi. Verdiği sakınca yok örneğinde size söylenilen de vardı.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
"bir kadın gibi" tabiri kullanan ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan tiplerin söylediklerine güvenmeyin. ChatGPT'nin kendi hesabınızda yazışmalarınızı hatırlaması başka, akademik makalede kullanımı bambaşka olaylar.
0
evrim halkasi
(08.08.25)
(4)

Uçakta taşınabilir eşyalar

Sumashi
öğrenci olarak yurtdışına gideceğim üçün beşin hesabını yapıp masraf olmasın diye şunları da yanımda götürmek istiyorum ama hangisi uçağa alınır alınmaz bilmiyorum, net bilgisi olan varsa yanıtlar mı?Duş jeli, deodorant, şampuan vb türevleri sıvı-gaz sayılabilecek kişisel bakım ürünleri... bazı ilaç
öğrenci olarak yurtdışına gideceğim üçün beşin hesabını yapıp masraf olmasın diye şunları da yanımda götürmek istiyorum ama hangisi uçağa alınır alınmaz bilmiyorum, net bilgisi olan varsa yanıtlar mı?
Duş jeli, deodorant, şampuan vb türevleri sıvı-gaz sayılabilecek kişisel bakım ürünleri... bazı ilaçlar (reçete gerektirmeyen)
alınıyorsa nerede taşınmalı, limiti var mı, havayolları bunlar konusunda katı m? uçak altındaki valizde mi yoksa yanımızda mı?
0
Sumashi
(29.07.25)
Tamamı gider uçakta. Uçak altı valize vermelisiniz.
0
but that was just a dream
(29.07.25)
sıvı (yoğunluğu fark etmeksizin, örneğin şampuan veya bal da dahil), gaz uçakta kabin bagajına alamazsın. belirli bir ml sınırı var o da yalnızca birkaç sıkınlık parfüm gibi düşün. uğraşmaya değmez. yanına (kabin bagajına) alamayacağın bu şeyleri, checkin sırasında teslim edeceğin valiz ile uçağın kargo bölümünde taşıyabilirsin.
0
emfuzi
(29.07.25)
Nutellayı çantaya kabul etmiyorlar :)
0
fistikthecat
(29.07.25)
İlaçları yanınızda da taşıyabilirsiniz. Sıvı/gazlı kozmetikler aşağıya.

Bileti hangi havayolundan alıyorsanız web sitesinde detaylı bilgi bulunur.
0
kobuzchu kiz
(29.07.25)
(7)

Brugge - Amsterdam ulaşım tavsiyesi

dedeminhirkasi
Tren 107 Euro 1 aktarmalı 3.20 dk Otobüs 50 Euro aktarmasiz 5.30 dk Sizce hangisi tercih edilmeli, otobüs flixbus.. daha önce gidip gelen vs varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
Tren 107 Euro 1 aktarmalı 3.20 dk
Otobüs 50 Euro aktarmasiz 5.30 dk

Sizce hangisi tercih edilmeli, otobüs flixbus..
daha önce gidip gelen vs varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
dedeminhirkasi
(28.07.25)
otobus, yari fiyat sadece 2 saat fazla ve aktarma yok.
direkt tren olsaydi yine belki derdim.
0
bay b
(28.07.25)
paraya bağlı. tren daha konforlu genelde.
0
jelly bear
(28.07.25)
Arada çok fiyat farkı var. 5 buçuk saat otobüs yolculuğu kötü değil.
0
himmet dayi
(28.07.25)
otobüs öyle bir akar ki... 50 euro baldır.
0
biravekahve
(28.07.25)
zaman değerliyse yani kısıtlı sürede bir şehri gezmen gerekiyorsa (örneğin: turist olarak) hızlı olan opsiyon: tren.

ama zaten oralarda yaşıyorsan ve para değerliyse, yavaş ama daha ucuz olan versiyon: otobüs.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.07.25)
Bu versusta otobüs seçerim ama doğru yere baktığınıza emin misiniz? Yakın bir rota, hızlıca baktım otobüs 17euro tren 47 eurodan başlıyor. Belki toplam kişi sayısı için toplam tutarı yazmışsınızdır.
0
but that was just a dream
(28.07.25)
Otobüs.
Çünkü trenle önce Brüksel’e gidip orada değiştirmen gerekecek.

Bir kerede git flixbus ile.
0
michael_knight
(01.08.25)
(11)

Schengen sorusu

Take it away honey
Dostlar selamlar,Kardeşim beni ziyarete Almanya'ya gelmek istiyor. Ancak vize türünü ziyaret mi yoksa turistik mi seçsek karar veremedik. Bildiğiniz gibi tanıdık olması daha büyük sıkıntı geri dönmeme riski için. Kardeşim bekar erkek bu yıl İtalya'ya gitmişti. Siz bu durumda ne yapardınız? Cevaplar
Dostlar selamlar,

Kardeşim beni ziyarete Almanya'ya gelmek istiyor. Ancak vize türünü ziyaret mi yoksa turistik mi seçsek karar veremedik. Bildiğiniz gibi tanıdık olması daha büyük sıkıntı geri dönmeme riski için. Kardeşim bekar erkek bu yıl İtalya'ya gitmişti.

Siz bu durumda ne yapardınız? Cevaplar için şimdiden teşekkürler!
0
Take it away honey
(25.07.25)
Suyu bulandırmaya gerek yok bence. Turistik alırdım ben olsam.
0
orient blue
(25.07.25)
turistik.
0
awlmi
(25.07.25)
turistik
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.07.25)
Ziyaret.
Senin orda olduğunu biliyorlar zaten, senin şehrine gelecektir direkt muhtemelen falan. Turistik demek daha çok su bulandırır bence.
0
gobekliraki
(25.07.25)
almanyanın ret oranı çok yüksek. daha önce schengeni yoksa ret olma şansı çok yüksek almanyadan bilginize.
0
jelly bear
(25.07.25)
Bu ayrımın farkı şu;
Turistik vizeye başvurursa otelde kalmak zorunda ve kendi masraflarını karşılamak zorunda. Tabii oteli iptal edip sizde kalmasının önünde bir engel yok ama şu duyuruya verdiğim cevaptaki risk her zaman var (vize iptali riski):
www.eksiduyuru.com

Aile/arkadaş ziyareti vizesine başvurursa sizden bir davetiye gitmesi gerekir (resmi ya da elle yazılmış). O davetiyede de siz vizeye başvuran kişinin sizde kalacağını ve tüm masraflarını karışlayacağınızı beyan edebilirsiniz. Resmi davetiyelerde kanıt görmek isterler (kira kontratınız, banka hesap dökümü gibi).

Ben şahsen aile/arkadaş ziyareti amaçlı vizeyi seçerdim. Çünkü gerçek amaç turistik değil, sizi ziyaret.
0
himmet dayi
(25.07.25)
Ben bekar erkek arkadaşıma davetiye göndermiştim ilk vizesi olmasına rağmen sorun yaşamamıştı. Ziyaret daha iyi bir sebep, tutarlı ve maddi açıdan daha mantıklı. Almanya’nın ret oranı da çok yüksek değil bu arada, %20 civarı.
0
but that was just a dream
(25.07.25)
Ziyaret.

Çünkü zaten geliş amacı bu.
Ayrıca turistik için randevu bulmak da uzun sürer.

Siz her şeyi kuralına göre yapın, bence sorun çıkmaz.
Bu konularda bilgim yok ama biliyormuş gibi konuşmayı seviyorum.
0
michael_knight
(25.07.25)
Aynı durumu yaşayıp turistikten başvurduğumda almanyadan 1 yıllık almıştım.
0
ruhen hastayim ben
(26.07.25)
yeterli geliriniz varsa davetiye gonderip ziyaretci vizesine basvurmalarini saglamak daha mantikli. ben annemlere davetiye gonderdim. onlarin hem hicbir maddi kaynak sunmasi gerekmedi, hem de alman devleti icin ben bir guvence gibi oluyorum.

bu imkan varsa turistige gerek yok bence.
0
bohr atom modeli
(26.07.25)
Turistik sanki daha iyi ama Idata artık randevu tarihi göstermeden ödeme alıyor ve tarihi (sanırım) sonradan kendi atıyor..
0
petozel
(26.07.25)
(16)

Sizce hangi araba? Mazda vs VW etc.

mry gc
Selamlar,Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).Seçeneklere gelelim:1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k E
Selamlar,

Önümüzdeki aylarda ilk arabamı almayı planlıyorum. Seçeneklerim ile direkt bir tecrübem olmadığı için siz duyuru ahalisinin tecrübelerine kulak vereyim dedim.

Tüm araçlar aşağı yukarı aynı yıllar arasında (2019-2022).

Seçeneklere gelelim:
1- Mazda 3 (Skyactiv-G 17-18k Euro, Skyactiv-X 19-20k Euro)
2- Mazda CX-30 (fiyatlar hemen hemen Mazda 3 modeli ile aynı)
3- VW Golf (2-3k daha uygun)
4- Skoda Scala (Düşünülebilir ama üzerinde fazla durmadım)
5- Kia, Hyundai tarzı daha uygun fiyatlı seçenekler
6- digerleri (Ford, opel, renault vs)

Aklımda açıkçası Mazda 3 var (şu anda gözüme takılan bir ilan var: 2019 model Skyactiv-X 180 bg versiyonu, 25.000 km’de ve 19k Euro). Tasarımı aşırı derecede hoşuma gidiyor. Ancak yukarıdaki seçeneklerden hiçbirini alıp da kullanmışlığım yok. Sizlerin fikri nedir?
0
mry gc
(21.07.25)
ben her daim vw golf seçerim. ama yeni pejo 308 kasa olarak şu an piyasanın en yakışıklısı. japon araçları sıkıntısızlığı ile meşhur ben almancıyım.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
Konum neresi? Resale değerine bakın derim. Bir de araçları denemeden almayın. Hepsini deneyin hangisi iyi hissettirirse oradan ilerlersiniz. İlk 3 seçenek ideal görünüyor. VW golf yerine mazda daha sıcak geliyor bana eski bir golf kullanıcısı olarak. Mazda hem donanımsal açıdan hem de güvenilirlik açısından kafa rahat bir şekilde gidilebilecek bir seçenek.
0
but that was just a dream
(21.07.25)
en önemli kriteri yazmamışsın. otomatik mi manuel mi?

otomatiğe göre cevap vereyim.

sana tavsiyem vw grubu ve dsg’den uzak dur. skoda da aynı grubun arabası, onu da ele. dsg'nin kötü şöhretinden haberdar değilsen internette ya da sözlükte dsg'yi ve genel olarak dct'yi biraz araştır derim.

saydığın markalar arasında en iyisi açık ara mazda ama türkiye’de değilsin sanırım. çünkü mazda türkiye’den çekildi diye biliyorum. yurt dışındaysan ve yaşadığın ülkede mazda'nın ikinci el piyasası varsa cevap kesinlikle mazda. şanzımanı cvt olan herhangi bir modeli olabilir.

toyota ve honda'ya da bak.
0
sir gawain
(21.07.25)
Belirtmeyi unuttuklarim:
1- Yurtdisinda yasiyorum (Prag)
2- Tercihim Manuel vites
3- limitim 20k euro ve daha yukari cikmayi dusunmuyorum. O yuzden yeni kasa 308 biraz ihtimal disi. Ancak dusuk km 2022 modelleri 20k civarina mevcut. Yine de fransiz arabalarina karsi bir antipatim var, memleketlerinden oturu de olabilir, bilemedim.

VW golf her zaman gideri olan guvenilir bir arac. Bagaj hacmi ve arka koltuk alani da mazda'lardan daha iyi ancak benim icin belirleyici kriter degiller cunku tek yasiyorum ve arada 1-2 arkadasla beraber kisa yolculuklara cikiyorum.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Toyota tasarim konusunda biraz kaybediyor gozumde. Honda arac pek gormuyorum burada, ikinci el sayfalarinda da fazla ilan yok. O yuzden degerlendirmeye hic almadim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
manuelse vw de olur mazda da olur. ama vw hem servis ağı hem ikinci el pazarının büyüklüğü ile daha avantajlı.

hangisi daha çok hoşuna gidiyorsa onu al. ama manuelde benim birinci tercihim golf olurdu sanki.
0
sir gawain
(21.07.25)
Avrupada fiesta çok tutuyordu onun yerini opel corsa aldı herhalde
0
grimavi
(21.07.25)
Fiesta, focus araclarina biraz temkinli yaklasiyorum. Sehir icinde uygun olsalar da 1.0 ecoboost motorundan zevk alamadim. Tamam, oldukca ekonomikler sehir icerisinde ama uzun yollarda yada yokusta tam bir iskence.

Ayni aralikta opel mokka ve astra secenekleri var ancak Opel'den ziyade tercihimi VW'den yana kullanirim.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
Abi mazda'da yanında servis var mı bak, misal Fransa'da mazda servisleri bana uzak vs ford dedigimde şehirde 3 tane resmi ford servisi var misal.
Bu içlerinde en sorunsuzu mazdalar olacak her seyiyle. Yalnız mazda 3 için arka cam görüşü kötü diye çok duydum aklında olsun.

Mazda ben hastasiyim. Iç kalitesi, minimalist dizayn ve motor/vites sorunsuzlugu çok önemli. Ama servis olayına gerçekten bak, sonra 1 saat araba kullanmak zorunda kalma :( ama Prag demissin, vardir heralde büyük şehir.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
Servis konusu sorun degil prag icerisinde. O konuda hangi araci alirsam alayim sorun yasamam. Mazda servisi de yaklasik 10 dk mesafede evime.
0
🌸mry gc
(21.07.25)
O zaman mazda'yi kendisi de isteyen biri olarak mazda al :( golf belediye dağıtılan bir araba ama mazda has irkek arabası.
0
logisticsmanager
(21.07.25)
cx-30 test surusu yapmistik almak icin, arkasi cok dar, suv gibi bir havasi olsa da mazda 3 ten daha basik ve bogucu.
Bende su an 2015 mazda 3 var, tasarimi her ne kadar guzel gorunse de biraz iceriye ses aliyor ve ic malzemesi reno-fiat kalitesinde. Distan guzel, mekanik saglam, ama konfor vw e gore daha dusuk olacaktir. Surus zevki iyi ama sanirim golf un daha iyidir. Masraf yapmasin konfor cok onemli degil diyorsaniz mazda olabilir, zaten dusuk kilometre alacaksiniz sanirim, golf de iyi secenek, dusunulebilir. Ikisine de gidin bakin kullanin test surusunden sonra birisi on plana cikacaktir.
0
The_Lollok
(21.07.25)
avrupa'dasin belli ki. mazda yapistir gec. cok guzel arabadir.
0
antikadimag
(21.07.25)
prag'da isem mazda 3 veya cx 30 alırdım.
0
gurur
(22.07.25)
Golf ve mazdalar için bir test sürüşü ayarlayacağım. niyetim en başından bu şekildeydi, sayenizde yaklaşımımı doğrulamış oldum. Gönlüm mazda’dan yana ama deneyip göreyim bakalım. Teşekkürler
0
🌸mry gc
(22.07.25)
mazdayi severim, tek negatifi cabuk paslanmasi.
tuz kullanilan bir ulkede almamak lazim, orda yollara tuz atiyorlar mi bilmiyorum.
atmiyorlarsa mazda 3 bence golf'u gecer.
golf alinacaksa bence gti olmali, gti imkani varsa o zaman golf derim.
butce problemi yoksa hyundai/kia bunlara bulasilmaz.
0
cooperr
(22.07.25)
(6)

türk kahvesi makinesi tavsiyesi

ted
ekşiduyuru'da bu konuda birçok soru var ama kriterim mümkün olduğunca küçük olması, yurtdışına giderken yanımda götüreceğim. en küçük modellerden hangisi daha iyi?
ekşiduyuru'da bu konuda birçok soru var ama kriterim mümkün olduğunca küçük olması, yurtdışına giderken yanımda götüreceğim. en küçük modellerden hangisi daha iyi?
0
ted
(18.07.25)
Arçeliğin tek bardaklık olanı küçük.
0
mikahakkinen
(18.07.25)
arzum okka minio ya da o tarz bir şey .. ismini tam hatırlamıyorum.
0
co2s2
(18.07.25)
Karaca almayın o kesin de sanırım en güzeli beko
0
takilagimacanim
(18.07.25)
Cezve şeklinde olan en basit en ucuzundan alın. Gayet güzel iş görüyo denendi
0
selamun aleykum kitty
(18.07.25)
Arcelik telve
0
narod
(18.07.25)
Ben de buraya sorup alıp yurtdışına götürmüştüm. Arzum okka minio çok yeterli ve biz kendisini çok seviyoruz.
0
but that was just a dream
(19.07.25)
(6)

İnsanlar dil bilmeden nasıl başka bir ülkede çalışmaya gidebiliyor?

messina123
Doğru düzgün ingilizcesi dahi olmadan bu insanlar nasıl başka bir ülkeye gidip çalışma vizesi alabiliyor? Bunun bir açıklaması, sırrı var mı bildiğiniz? Mesela adam brezilyaya sıfır portekizceyle gidip baklavacı açmış. Bir başkası mühendis ve yetersiz ingilizcesiyle arap ülkelerinde. Başka biri yine
Doğru düzgün ingilizcesi dahi olmadan bu insanlar nasıl başka bir ülkeye gidip çalışma vizesi alabiliyor? Bunun bir açıklaması, sırrı var mı bildiğiniz? Mesela adam brezilyaya sıfır portekizceyle gidip baklavacı açmış. Bir başkası mühendis ve yetersiz ingilizcesiyle arap ülkelerinde. Başka biri yine zayıf ingilizcesi ve sıfır italyancasıyla italyaya gitmiş. Nasıl oluyor bunlar?
0
messina123
(14.07.25)
Baklavaci dediginin hikayesi belli o turk firmaya asci olarak falan gidip evleniyor vs. kaliyor.

Insaat muhendislerinden de 0 dille, networking yoluyla yurtdisina calismaya giden olur. Zaten insaat sektorunde networking> her turlu qualification. Sonucta isci turkse, taseron turkse vs. adam zaten kampta kalacak vs. idare ediliyor edemedigi yerde bilen biri illa oluyor vs.
0
wallcan
(14.07.25)
köylüsü vardır. eğer yoksa türk'lerin yoğun yaşadığı yerler var her ülkede, oralara gidiyordur başlangıç için. sonrası kader seni nereye götürürse işte.
0
brkylmz
(14.07.25)
Türk işverene ek olarak; iltica,legal-illegal evlilik,aile birleşimi.
Ayrıca ülkelerin çalışma vizesi için istediği dil sertifikalarını almak zor değil.Sınavların tricklerine çalışıp sertifikalar alınabilir.Ama pratikte dil hep yetersiz kalıyor.
0
arenas
(14.07.25)
bence cevap turk isveren, evlenmek, network, aile birlesimi falan degil. bu dedigin seyleri yapmayarak tum dunyaya dagilmis milyonlarca paki, hintli, surili, afgan vs.. var. adamlar hicbirsey yapmadan hoppadanak gidiyor. bu dediklerin de oyle gidiyor.

biz hersey tastamam kurallara uygun gitmek istedigimiz cok karisiyor isler. yoksa bi sekilde o ulkeye girip is bulmak ve devam ettirmek kolay; ama kendi dukkanini acacak rahatliga kavusmak icin yillar gerekiyor. ve bizim standardlarimiz onlar kadar dusuk degil. baslangicta 10 adamla kucuk bir odada yasamaya okeysen gitmek kolay.
0
buenosdias
(14.07.25)
Cevap: network
0
but that was just a dream
(14.07.25)
bazı insanlar pratik oluyor, mükemmeliyetçi davranmıyor.
Türkiye'ye Afganistan'dan gelmiş bir Özbek tanıdım. Okuma yazma da bilmiyordu ama tanıdığım birçok Türkten daha girişkendi. Telefon kullanıyordu mesela okuma yazma bilmediği halde.
0
santimantal
(15.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.